Bir idari davada, davalı idarenin avukatı olmasına rağmen, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi durumunda mahkemenin idare lehine vekalet ücretine hükmetmemesi, usul ekonomisi açısından savunulabilir mi?
Hayır, savunulamaz. Davanın süre aşımı gibi usuli bir nedenle reddedilmesi, esasa girilmediği anlamına gelse de, sonuç itibarıyla davacının haksız, davalı idarenin ise (usulen de olsa) haklı çıktığı bir durumdur. Danıştay 10. Dairesi'nin 2015/1845 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, vekalet ücreti, yargılamadaki haklılığın bir sonucudur ve davayı takip eden avukatın emeğinin karşılığıdır. Mahkemenin, esasa girmediği gerekçesiyle veya usul ekonomisi gibi bir nedenle, haklı çıkan taraf lehine kanunen hükmedilmesi gereken vekalet ücretini takdir etmemesi, hem yasal düzenlemeye (Avukatlık Kanunu, 659 s. KHK) hem de hak arama özgürlüğünün bir parçası olan 'haklı çıkanın masraflarının karşılanması' ilkesine aykırı olur.