Bir gazeteci, yabancı bir ülkenin fonladığı bir STK'dan aldığı destekle, Türkiye'deki bir çevre sorununu (örneğin bir maden şirketinin faaliyetleri) araştırmaktadır. Bu faaliyetin, taslak TCK m.339/A'da düzenlenen 'etki ajanlığı' suçu kapsamında değerlendirilme riskini, 'stratejik çıkarlar' ve 'siyasal yararlar' kavramları üzerinden tartışınız.
Bu faaliyet, taslağın belirsizliği nedeniyle ciddi bir risk altındadır. Şöyle ki: 1) Araştırmanın konusu olan maden, devlet tarafından 'stratejik bir proje' olarak görülüyor olabilir. Bu durumda, madenin faaliyetlerini eleştiren bir araştırma, 'devletin iç veya dış siyasal yararları aleyhine' olarak yorumlanabilir. 2) Araştırmayı fonlayan yabancı STK'nın ülkesi ile Türkiye arasında siyasi bir gerilim varsa, bu fonlama 'yabancı bir organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı' olarak değerlendirilebilir. Bu durumda, tamamen meşru bir gazetecilik veya çevre aktivizmi faaliyeti, taslaktaki unsurların geniş ve sübjektif yorumlanmasıyla bir 'etki ajanlığı' suçlamasına dönüşebilir. Bu, kanunilik ilkesinin belirlilik unsurunu ihlal ettiği gibi, temel hak ve özgürlükler üzerinde de ağır bir baskı yaratır.