Bir sanık, 15 yaşını doldurmuş mağdurla rızasıyla cinsel ilişkiye girmiş, ancak mağdurun 'iradesini etkileyen başka bir neden' olarak, ailesi tarafından terk edilmiş, sokaklarda yaşayan, çaresiz bir durumda olmasından faydalandığı iddia edilmiştir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/8952 E. sayılı kararında bu 'çaresizlik hali' nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay anılan kararında, mağdurun içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik 'çaresizlik halinin', TCK m.103/1-b'de geçen 'iradeyi etkileyen başka bir neden' kavramı kapsamında kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir. Daire, bu sonuca varırken TCK'nın sistematiğine bakmıştır. Kanun koyucunun, 'çaresizlikten yararlanmayı' TCK m.80 (insan ticareti) ve m.227 (fuhuş) gibi suçlarda açıkça bir unsur veya nitelikli hal olarak düzenlediğini, ancak TCK m.103'te böyle bir düzenlemeye yer vermediğini belirtmiştir. Mağdurun çaresizliğinin bu madde kapsamında yorumlanmasının, 'suç ve ceza içeren hükümlerin kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamayacağı' ilkesine (TCK m.2/3) aykırı olacağını ifade etmiştir. Dolayısıyla, eylemin TCK m.104 kapsamında kaldığına karar vermiştir.