Bir idari davada, davanın feragat nedeniyle karara bağlanması durumunda, mahkemenin davalı idare lehine hükmedeceği vekalet ücreti maktu mu yoksa nispi mi olmalıdır? Danıştay 8. Dairesi'nin 2015/5182 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca varılmıştır?
Anılan karara göre, bu durum davanın konusuna göre değişir. Eğer dava konusu para ile ölçülebiliyorsa (örneğin tam yargı davası ise), vekalet ücreti reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 'nispi' olarak hesaplanır. Eğer dava konusu para ile ölçülemiyorsa (örneğin iptal davası veya manevi tazminat talebi ise), vekalet ücreti 'maktu' olarak belirlenir. Ancak kararın en önemli yönü, somut olayın koşulları (davacının mali durumu, ıslah imkanının olmaması vb.) nedeniyle çok yüksek çıkan nispi vekalet ücretinin 'mahkemeye erişim hakkını' ihlal edebileceği ve bu gibi istisnai durumlarda hakkaniyet gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki yorumudur. Kural nispi-maktu ayrımı iken, istisna hakkaniyet gereği maktuya hükmedilmesidir.