Yüksel Yalçınkaya kararında İHAM'ın, ByLock verilerinin MİT tarafından elde edilmesini eleştirirken, bu delillerin doğruluğunun ulusal mahkemelerce 'teyit edildiğini' kabul etmesi bir çelişki midir? Açıklayınız.
Bu durum ilk bakışta bir çelişki gibi görünse de, İHAM'ın analizinin farklı katmanlarını yansıtmaktadır. İHAM, delilin elde edilme sürecindeki usuli güvence eksikliğini (İHAS m.6 sorunu) bir kenara not ederken, diğer yandan ulusal mahkemelerin sadece MİT'in raporuyla yetinmeyip, bu verileri CGNAT ve HTS kayıtları gibi başka teknik verilerle karşılaştırarak bir 'sağlama' veya 'teyit' işlemi yaptığını gözlemlemektedir. Bu teyit işlemi, İHAM'ın delilin 'güvenilirliği' veya 'doğruluğu' konusunda bir tartışmaya girmesini engellemektedir. Yani Mahkeme, 'delil hukuka aykırı yolla elde edilmiş olabilir ama ulusal mahkeme bu delilin başka verilerle uyuştuğunu göstererek doğruluğunu teyit etmiştir, bu yüzden ben delilin sahte olduğunu iddia edemem' demektedir. Dolayısıyla, bu bir çelişkiden ziyade, İHAM'ın delil değerlendirmesinden kaçınma ve sadece usuli güvencelere odaklanma stratejisinin bir parçasıdır.