Bir gazete, bir bakan hakkında yolsuzluk iddialarını içeren bir haber yayınlamıştır. Haberde 'Bu bakan hırsızdır' şeklinde net bir ifade yerine, 'Bakanın göreve geldikten sonra mal varlığındaki açıklanamayan artış, akıllara bazı soruları getiriyor' gibi üstü kapalı ifadelere yer verilmiştir. Bu durumda bakanın şikayeti üzerine açılacak bir davada 'matufiyet' ve 'ifade özgürlüğü' nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332857

Bu durumda değerlendirme iki aşamalı olacaktır. 1) Matufiyet: İfadeler doğrudan hakaret içermese de, 'bu bakan' ifadesi ve 'göreve geldikten sonraki mal varlığı' gibi somut göndermeler, ifadenin belirli bir bakana yönelik olduğu konusunda TCK m.126 anlamında 'duraksanmayacak bir durum' yaratır. Dolayısıyla matufiyet şartı gerçekleşmiştir. 2) İfade Özgürlüğü ve Eleştiri Hakkı: Matufiyetin varlığı tespit edildikten sonra, ifadelerin içeriği değerlendirilir. Mağdur bir siyasetçi (bakan) olduğu için, kabul edilebilir eleştiri sınırları sıradan bir vatandaşa göre daha geniştir. Haberde kullanılan ifadeler, doğrudan sövme niteliğinde olmayıp, bir olgudan (mal varlığı artışı) yola çıkarak kamusal bir tartışmayı başlatmaya yönelik bir 'değer yargısı' ve 'soru' niteliğindedir. İHAM ve AYM içtihatları uyarınca, bu tür ifadelerin kamuyu ilgilendiren bir konuda yapılması ve yeterli olgusal temele dayanması (en azından bir iddiaya) halinde, sert olsalar bile ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kalması ve hakaret suçunu oluşturmaması kuvvetle muhtemeldir.