Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.02.2020 tarihli kararında, TMK m.7/2-b'deki fiillerin (slogan, amblem taşıma vb.) cezalandırılabilmesi için şiddeti övme şartının aranmamasının 'toplum açısından meydana getireceği yakın tehlike' gerekçesiyle savunulması, Anayasa'nın 13. maddesindeki 'ölçülülük' ilkesi açısından nasıl değerlendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332854

Bu gerekçe, ölçülülük ilkesi açısından tartışmalıdır. Ölçülülük ilkesi, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' alt ilkelerine uygun olmasını gerektirir. YCGK'nın bu yaklaşımı, şiddeti övmeyen veya şiddete teşvik etmeyen, soyut bir sembol taşıma veya slogan atma eyleminin dahi 'yakın tehlike' oluşturduğunu varsaymaktadır. Bu varsayım, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamanın 'gerekli' olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaratır. Eleştirel görüşe göre, somut bir tehlike yaratmayan, sadece bir örgütle sembolik bir bağı ifade eden eylemlerin hapis cezasıyla yaptırıma bağlanması, hedeflenen kamu düzenini koruma amacı ile kullanılan araç (hapis cezası) arasında orantısızlığa yol açabilir. Nitekim karardaki karşı oy da, bu durumun İHAM'ın ifade özgürlüğü standartlarına aykırı olacağını vurgulamaktadır.