Yüksel Yalçınkaya kararında İHAM, FETÖ/PDY'nin ne zaman bir terör örgütü olarak kabul edildiğine ilişkin ulusal mahkeme kararlarını nasıl değerlendirmiş ve bu tarihlerden önceki eylemlerden dolayı cezai sorumluluk doğup doğmayacağı konusunda nasıl bir sonuca varmıştır?
İHAM, bir yapının terör örgütü olarak kabul edilmesinin prensip olarak bir yargı kararıyla mümkün olduğunu, bu kapsamda ilk kararın 16.06.2016 tarihli Erzincan ACM kararı olduğunu belirtmiştir. Ancak Mahkeme, bu tarihten önce MGK veya devlet yetkililerinin açıklamalarına kesin hukuki sonuç bağlanamayacağını ifade etmekle birlikte, bu tarihlerden önce ortada bir terör örgütü bulunmamasının tek başına İHAS m.7 ihlali için yeterli olmadığına karar vermiştir. Çünkü İHAM, ulusal yargı kararlarının, bir yapının terör örgütü olarak nitelendirilmesinden önceki tarihlerde, örgütün amaçlarını 'bilerek ve isteyerek' gerçekleştirilen fiillerden dolayı cezai sorumluluğun doğabileceğini kabul ettiğini gözlemlemiştir. Yani, kanunilik ilkesi açısından kilit nokta, örgütün resmi olarak ne zaman 'terör örgütü' ilan edildiğinden ziyade, failin eylemi işlediği sırada yapının suç işleyen bir örgüt olduğunu bilip bilmediği ve bu kastla hareket edip etmediğidir.