Taslak TCK m.339/A'da suçun unsuru olarak belirtilen 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine' hareket etme koşulu, 'Devlet sırrı' kavramının yasal tanımının olmamasıyla birleştiğinde nasıl bir hukuki belirsizlik yaratmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332767

Metindeki analize göre, Türkiye'de 'Devlet sırrı'nın ne olduğuna dair açık ve net bir yasal tanım bulunmamaktadır; sadece CMK m.47'de tanıklık bağlamında bir tanım vardır. Bu yasal boşluk, 'Devletin güvenliği' veya 'siyasal yararları' gibi zaten soyut olan kavramların yorumlanmasını daha da keyfi hale getirmektedir. Taslak TCK m.339/A, 'Devlet sırrı' gibi daha somut bir unsura değil, bu daha da soyut olan 'güvenlik ve siyasal yararlar' kavramına dayanmaktadır. Bu durum, hangi bilginin veya araştırmanın bu yararlara 'aleyhine' olduğunun tamamen subjektif ve siyasi konjonktüre bağlı olarak yorumlanmasına kapı aralar. Bu belirsizlik, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesini temelden sarsar, çünkü bireyler hangi eylemlerinin bu geniş ve lastikli kavramlar kapsamına gireceğini öngöremezler.