İHAM'ın Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delilinin 'ilk bakışta Gülen hareketi ile bir tür bağlantıya işaret edebileceğini' belirtmesi, Mahkemenin delilin ispat gücü hakkındaki genel tutumuyla nasıl bir bütünlük arz etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332749

İHAM'ın bu ifadesi, ByLock kullanımının tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığı yönündeki ana teziyle çelişmez. Mahkeme burada, ByLock'un tamamen masum ve sıradan bir uygulama olmadığını, kullanımının bir şüphe unsuru veya başlangıç noktası olabileceğini kabul etmektedir. 'İlk bakışta' (prima facie) bir bağlantıya işaret etmesi, onun bir 'emare' veya 'başlangıç delili' olabileceği anlamına gelir. Ancak İHAM'ın temel argümanı, bu başlangıç şüphesinin, örgüt üyeliği suçunun gerektirdiği diğer maddi ve manevi unsurlarla (örgütsel faaliyet, hiyerarşik bağ, suç işleme kastı vb.) somut olarak desteklenmesi gerektiğidir. Yani İHAM, delilin alakasız olduğunu değil, tek başına suçun tüm unsurlarını ispatlamaya yeterli olmadığını ve otomatik bir mahkumiyet gerekçesi yapılamayacağını söylemektedir. Bu, delilin ispat gücünü ulusal mahkemelerin takdirine bırakan, ancak bu takdirin adil yargılanma ve kanunilik ilkeleri çerçevesinde kullanılmasını talep eden tutarlı bir yaklaşımdır.