Sanığın, çalıntı bir aracı, kimlik bilgilerini ve adresini bilmediği bir kişiden, satış belgesi olmadan satın alması ve bu konuda çelişkili beyanlarda bulunması, Yargıtay tarafından neden TCK m. 165 (suç eşyasını kabul) değil de TCK m. 142 (nitelikli hırsızlık) olarak değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332258

Çünkü bu durum, sanığın malın kaynağını meşru bir şekilde açıklayamadığına ve savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Metinde alıntılanan Yargıtay CGK'nın 2014/308 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, değerli bir malın (otomobil gibi) kimliği belirsiz birinden, belgesiz bir şekilde alınması hayatın olağan akışına aykırıdır. Sanığın, malın meşru yolla elde edildiğini gösterememesi, o malı kendisinin çaldığı yönünde bir fiili karine yaratır. Bu durumda ispat yükü adeta yer değiştirir ve sanığın, malı kendisinin çalmadığını, meşru bir yolla edindiğini ispatlaması beklenir. Bunu yapamadığında, eylemi TCK m. 165 değil, asıl suç olan hırsızlık olarak nitelendirilir.