Bir sanığın, duruşmaya SEGBİS ile katılacağı kendisine tensip tutanağı ile tebliğ edildiğinde buna itiraz etmemesi, ancak daha sonra istinaf dilekçesinde bu durumdan şikayetçi olması, 'örtülü feragat'in varlığını ortadan kaldırır mı?
Bu durum, örtülü feragatin varlığı konusunda ciddi bir tereddüt yaratır. AYM'nin S.Ö. kararında, başvurucunun celse aralarında da talepte bulunmadığı vurgulanmıştır. Ancak, bir sanığın ilk aşamada hakkının farkında olmayıp, mahkumiyet kararı aldıktan sonra veya bir avukattan hukuki yardım aldıktan sonra bu hakkın ihlal edildiğini fark ederek istinaf aşamasında ileri sürmesi mümkündür. Bir hakkın varlığından haberdar olmadan ondan feragat edilemez. İstinaf dilekçesindeki bu şikayet, sanığın aslında feragat iradesinin bulunmadığını, SEGBİS uygulamasını kabullenmesinin bilinçli bir vazgeçme olmadığını gösterebilir. Bu durum, 'feragatin tereddüde yer vermeyecek şekilde açık olması' şartının gerçekleşmediği şeklinde yorumlanmalıdır.