TCK m. 102 (cinsel saldırı) ve m. 103 (çocukların cinsel istismarı) suçlarında, sırf mağdurun beyanına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin 'suçsuzluk/masumiyet karinesi' açısından yarattığı sorun nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #332203

Suçsuzluk/masumiyet karinesi, bir kişinin suçluluğunun hukuka uygun delillerle kesin olarak ispat edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade eder. İspat yükü iddia makamındadır. Sadece mağdurun beyanına (ki mağdur da davanın bir tarafıdır) dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi, bu ilkeyi zedeleme riski taşır. Çünkü bu durumda, sanıktan adeta masumiyetini ispat etmesi beklenmiş olur ki bu, karinenin ruhuna aykırıdır. Metindeki yazar, bu suçların ispat zorluğunu kabul etmekle birlikte, mahkumiyetin vicdanları rahatlatması için mağdurun beyanının mutlaka somut, yan delillerle desteklenmesi gerektiğini, aksi takdirde suçsuzluk karinesinin ihlal edileceğini savunmaktadır.