TCK m. 83'ün uygulanabilmesi için gerekli olan garantörlük (neticeyi önleme yükümlülüğü), taraflar arasında sadece fiili bir birliktelikten (örneğin nikahsız yaşama) doğabilir mi?
TCK m. 83, garantörlüğün kaynaklarını kanun, sözleşme ve önceden yaratılan tehlikeli durum olarak sınırlı saymıştır. Sadece fiili birliktelik, kanunda açıkça bir garantörlük kaynağı olarak belirtilmemiştir. Ancak, bu fiili birlikteliğin içeriğine göre durum değişebilir. Örneğin, taraflardan birinin diğerinin bakımını açıkça veya zımnen üstlendiği, karşılıklı bir güven ilişkisi oluşturduğu durumlarda, bu durum 'sözleşmesel' bir yükümlülük olarak yorumlanabilir. Yargı kararları, bu tür fiili durumları somut olayın özelliklerine göre değerlendirerek garantörlük kapsamında görebilmektedir. Ancak sadece birlikte yaşamak, tek başına otomatik olarak garantörlük doğurmaz.