5237 sayılı TCK m.155'te düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu ile TCK m. 165'te düzenlenen suç eşyasının satın alınması/kabul edilmesi suçunu, eylemin niteliği açısından karşılaştırınız. Yargıtay'ın 7. CD, 2017/966 K. sayılı kararında yaptığı vasıflandırma hatası nedir?
Güveni kötüye kullanma (TCK m. 155), zilyetliği devredenle zilyetliği devralan arasında bir güven ilişkisine dayalı olarak, zilyetliğin devir amacı dışında mal üzerinde tasarrufta bulunulmasıyla işlenir. Suç eşyasının satın alınması (TCK m. 165) ise, önceden işlenmiş bir suçtan (hırsızlık, dolandırıcılık vb.) elde edilen bir malın, bu suça iştirak etmeksizin kabul edilmesiyle oluşur. Yargıtay 7. CD, 2017/966 K. sayılı kararında, şoförün kullandığı tıra ait depodan mazotu başka birine satması eylemini yerel mahkeme 'güveni kötüye kullanma' olarak nitelendirmişken, Yargıtay bu eylemin 'akaryakıt kaçakçılığı' (5015 sayılı Kanun ek 5/1) suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesi, eylemin özel bir kanunla düzenlenen kaçakçılık suçu olduğunu göz ardı ederek genel bir hüküm olan güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurmakla vasıflandırma hatası yapmıştır.