Bir inşaat firmasının sahibi, şantiyede gerekli güvenlik önlemlerini (baret, emniyet kemeri vb.) aldırmamış ve bu ihmal sonucu bir işçi yüksekten düşerek ölmüştür. İş sahibinin bu olaydaki cezai sorumluluğu, TCK m. 83 (ihmali davranışla kasten öldürme) kapsamında mı, yoksa TCK m. 85 (taksirle öldürme) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Değerlendirmenizi, Yargıtay'ın ihmali suçlara ilişkin yaklaşımını ve manevi unsur (kast/taksir) ayrımını dikkate alarak yapınız.
Bu durum, failin manevi unsuruna göre belirlenir. İnşaat firması sahibi, iş güvenliği önlemlerini alma konusunda kanundan ve iş ilişkisinden doğan bir 'garantörlük' yükümlülüğü altındadır. Eğer iş sahibi, bu önlemleri almadığında bir işçinin ölebileceğini öngörmüş ve bu sonucu kabullenerek (olursa olsun diyerek) hareket etmişse, eylemi TCK m. 83 kapsamında 'olası kastla öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' suçunu oluşturur. Ancak, eğer ölüm sonucunu öngörmemiş (basit taksir) veya öngörmesine rağmen tecrübesine vb. güvenerek gerçekleşmeyeceğine inanmışsa (bilinçli taksir), eylemi TCK m. 85 kapsamında 'taksirle ölüme neden olma' suçunu oluşturur. Yargıtay'ın 2015/3456 K. sayılı kararında benzer bir iş kazası olayında, bilinçli taksir koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği belirtilerek, olayın genellikle taksir kapsamında değerlendirildiğine işaret edilmiştir.