TCK m. 103/1-b, 15-18 yaş grubundaki algılama yeteneği gelişmiş çocuklara karşı cinsel istismarın oluşabilmesi için fiilin 'hile' ile işlenmesini de bir unsur olarak saymaktadır. Ceza hukukunda 'hile' kavramı nasıl tanımlanır? Bir yetişkinin, 16 yaşındaki bir çocuğu, 'seninle evleneceğim' veya 'seni ünlü yapacağım' gibi vaatlerle kandırarak cinsel bir davranışta bulunması, TCK m. 103/1-b anlamında 'hile' olarak kabul edilebilir mi? Bu hilenin, çocuğun 'iradesini etkileyen' nitelikte olup olmadığı nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331236

Ceza hukukunda 'hile', bir kimsenin zekice yapılan aldatıcı hareketlerle, yalanlarla veya manevralarla yanılgıya düşürülmesi ve bu yanılgı sonucunda belirli bir davranışta bulunmasının sağlanmasıdır. Hilenin, mağdurun iradesini sakatlayacak, onun doğru karar verme yeteneğini etkileyecek bir yoğunlukta olması gerekir. TCK m. 103/1-b bağlamında, 15-18 yaş grubundaki ve algılama yeteneği gelişmiş bir çocuğun cinsel davranışa rızasının geçersiz sayılabilmesi için, bu hilenin onun iradesini sakatlaması şarttır. 'Evlenme Vaadi' veya 'Ünlü Yapma Vaadi'nin Değerlendirilmesi: Evet, bir yetişkinin, 16 yaşındaki bir çocuğu 'seninle evleneceğim' veya 'seni ünlü yapacağım' gibi vaatlerle kandırarak cinsel bir davranışa ikna etmesi, TCK m. 103/1-b anlamında 'hile' olarak kabul edilebilir. Bu durumun değerlendirilmesinde şu kriterlere bakılır: 1) Vaadin Ciddiyeti ve İnandırıcılığı: Failin vaatleri, çocuğun yaşı, tecrübesizliği, sosyal ve duygusal durumu göz önüne alındığında, onun için 'inandırıcı' ve 'cazip' olmalıdır. Yetişkinin bu vaatleri ciddi bir niyetle sunuyormuş gibi davranması gerekir. 2) İradenin Sakatlanması: Hilenin, çocuğun iradesini etkileyip etkilemediği kilit noktadır. Mahkeme, 'Eğer bu hileli vaat olmasaydı, çocuk yine de bu cinsel davranışa rıza gösterir miydi?' sorusunu sormalıdır. Eğer çocuğun rızası, tamamen bu hileli vaadin gerçekleşeceği beklentisine dayanıyorsa, iradenin sakatlandığı kabul edilir. 16 yaşındaki bir çocuğun, evlenme veya ünlü olma gibi hayatını değiştirecek bir vaat karşısında doğru ve sağlıklı bir irade oluşturması, bir yetişkine göre çok daha zordur. Bu vaatler, onun tecrübesizliğinden ve hayallerinden faydalanarak iradesini sakatlamaya elverişlidir. 3) Failin Kastı: Failin, bu vaatlerin yalan olduğunu bilerek, sırf çocuğu cinsel davranışa ikna etmek amacıyla kullanması, yani hile kastıyla hareket etmesi gerekir. Sonuç olarak, bu tür vaatler, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi dikkate alındığında, onun iradesini cinsel davranışa yönlendiren aldatıcı manevralar olarak kabul edilir ve bu yolla gerçekleştirilen cinsel davranış, çocuğun görünen 'rızasına' rağmen, hile unsuru gerçekleştiği için TCK m. 103/1-b kapsamında cinsel istismar suçunu oluşturur.