Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/409 K. sayılı kararında, polis memurlarını kastederek 'Ben bu lavuk polislere güvenmiyorum' şeklindeki ifade hakaret sayılmamıştır. Bu ifadeyi, TCK m. 126'da düzenlenen 'matufiyet (yönelme)' koşulu açısından değerlendiriniz. Sanığın, doğrudan muhataplara hitap etmeyip, üçüncü bir kişiyle (telefonda) konuşurken onlar hakkında bu ifadeyi kullanması, suçun oluşumunu nasıl etkiler?
Bu karar, hakaret suçunun unsurlarından olan 'matufiyet' (yönelme/isnat) ve 'gıyapta hakaret' kurallarının bir arada değerlendirilmesini gerektirir. Matufiyet Koşulu (TCK m. 126): Bir ifadenin hakaret suçunu oluşturabilmesi için, kime yönelik söylendiğinin açıkça belli olması veya en azından söylendiği bağlamdan şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılabilir olması gerekir. Buna 'matufiyet koşulu' denir. Sanığın 'bu lavuk polisler' ifadesi, o anda adli kontrol odasında bulunan ve kendisiyle ilgilenen şikayetçi polis memurlarını hedef aldığını gösterecek kadar belirli olduğu için, matufiyet koşulunun gerçekleştiği söylenebilir. Suçun İşleniş Şekli: Huzurda mı, Gıyapta mı? - Huzurda Hakaret: Mağdurun, hakareti doğrudan doğruya veya bir iletişim aracıyla anında öğrendiği haldir. - Gıyapta Hakaret: Mağdurun bulunmadığı bir ortamda, onun aleyhine hakaret edilmesidir. Karardaki olayda sanık, ifadeyi polislerin yüzüne karşı değil, telefonda bir başkasıyla konuşurken sarf etmiştir. Eğer polis memurları bu konuşmayı 'duymuşlarsa', fiil 'huzurda hakaret' benzeri bir durum olan 'ihtilat yoluyla huzurda hakaret' olarak değerlendirilebilir. Ancak, ceza hukukunda dar yorum esastır. Eğer polisler duymamışsa veya duydukları şüpheliyse, fiil 'gıyapta hakaret' olarak kabul edilmelidir. Gıyapta Hakaret ve İhtilat Şartı: Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, TCK m. 125/1 uyarınca fiilin 'en az üç kişiyle ihtilat ederek' (yani en az üç kişi tarafından öğrenilerek) işlenmesi gerekir. Somut olayda sanık, bu ifadeyi sadece telefonda konuştuğu bir kişiye söylemiştir. Dolayısıyla, fiili öğrenen kişi sayısı (fail ve mağdurlar hariç) sadece birdir. Bu nedenle, gıyapta hakaretin 'ihtilat' şartı gerçekleşmemiştir. Yargıtay'ın Değerlendirmesi: Yargıtay'ın kararı, olayı bu usuli yönden değil, ifadenin içeriği yönünden ele almıştır. Yani, fiil gıyapta veya huzurda nasıl işlenirse işlensin, 'lavuk' kelimesinin zaten 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde' olduğuna karar vermiştir. Dolayısıyla, suçun temel maddi unsuru oluşmadığı için, matufiyet veya ihtilat koşullarının tartışılmasına gerek kalmadan beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Ancak, eğer ifade 'şerefsiz' gibi ağır bir sövme olsaydı, o zaman gıyapta işlenip işlenmediği ve ihtilat koşulunun varlığı önem kazanacaktı.