Bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada, davacı, davalının kendisine borçlu olduğunu tanık beyanları ile ispat etmeye çalışmaktadır. Davalı ise, HMK m. 200'de düzenlenen 'senetle ispat zorunluluğuna' (hukuki işlemlerin belirli bir miktarın üzerinde olması halinde tanıkla ispat edilemeyeceği kuralı) dayanarak, tanık dinlenmesine itiraz etmektedir. Davacı, davalı ile arasında bir 'hukuki işlem' olmadığını, paranın 'haksız fiil' sonucu (örneğin, davalının kendisine ait bir mala zarar vermesi nedeniyle) doğan bir alacak olduğunu iddia ederse, bu durum 'senetle ispat zorunluluğu' kuralını etkiler mi? Mahkeme bu durumda tanık dinleyebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331223

Evet, bu durum 'senetle ispat zorunluluğu' kuralını tamamen etkiler ve mahkeme tanık dinleyebilir. HMK m. 200'de düzenlenen senetle ispat zorunluluğu, sadece 'hukuki işlemlerin' (sözleşme, vasiyetname gibi irade beyanlarıyla hukuki sonuç doğurmaya yönelik fiiller) ispatı için geçerlidir. Kuralın amacı, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkilerin güvenliğini sağlamak ve belirli bir meblağın üzerindeki borç ilişkilerinin yazılı delille ispatını zorunlu kılmaktır. Ancak, 'haksız fiiller' ve 'sebepsiz zenginleşme' gibi borç kaynakları, bir hukuki işlem değildir. Bunlar, tarafların iradesi dışında, hukuka aykırı bir eylem veya bir olgu nedeniyle kanun gereği borç doğuran durumlardır. Haksız bir fiil (örneğin, bir trafik kazası, bir mala zarar verme, hakaret nedeniyle manevi tazminat) işlendiği anda, tarafların oturup bir senet veya sözleşme düzenlemesi hayatın olağan akışına aykırıdır ve beklenemez. Bu nedenle, kanun koyucu HMK m. 203/1-b'de, 'haksız fiillerden doğan' vakıaların ispatında senetle ispat zorunluluğunun uygulanmayacağını ve bu tür vakıaların 'her türlü delille' (tanık dahil) ispat edilebileceğini açıkça düzenlemiştir. Somut olayda, davacı alacağının kaynağının davalının haksız fiili olduğunu iddia ettiğinde, uyuşmazlık bir hukuki işlemden değil, bir haksız fiilden kaynaklanmış olur. Bu durumda davalının HMK m. 200'e dayalı itirazı reddedilir ve mahkeme, haksız fiilin varlığını ve bundan doğan zararın miktarını ispat etmek amacıyla davacının tanıklarını dinlemek zorundadır.