Bir Cumhuriyet Savcısı, yürüttüğü soruşturmada, tanık olarak dinleyeceği kişinin aynı zamanda başka bir suçtan dolayı 'şüpheli' konumunda olduğunu ve hakkında başka bir soruşturma yürütüldüğünü öğrenmiştir. Bu durumda savcı, bu kişiyi dinlerken CMK m. 54 uyarınca yemin ettirebilir mi? Bu kişinin tanıklığı ile şüpheli sıfatı arasındaki potansiyel çatışmayı, 'kendini suçlamama (nemo tenetur)' ilkesi ve CMK m. 48'deki 'kendisi veya yakınları aleyhine tanıklık yapmaktan çekinme hakkı' çerçevesinde analiz ediniz.
Bu durum, ceza muhakemesinde tanıklık ile şüpheli/sanık statülerinin kesiştiği en hassas noktalardan biridir. Savcının bu kişiyi dinlerken çok dikkatli olması ve temel hakları gözetmesi gerekir. Yemin Ettirilip Ettirilemeyeceği: Savcı, bu kişiye 'tanık' sıfatıyla yemin ettirmemelidir. Çünkü kişinin başka bir suçtan şüpheli olması, bu davada tanık olarak söyleyeceği şeylerin, kendi şüpheli olduğu diğer soruşturmayı da etkileme potansiyeli taşıdığı anlamına gelir. Yemin baskısı altında ifade vermeye zorlanması, Anayasa m. 38 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'kendini suçlamama (nemo tenetur)' ilkesinin ihlali anlamına gelir. Bir kişi, yalan tanıklık suçu (TCK m. 272) tehdidi altında, kendi aleyhine sonuç doğurabilecek beyanlarda bulunmaya zorlanamaz. Uygulanması Gereken Usul: Savcının izlemesi gereken doğru yol şudur: 1. Hakların Hatırlatılması: Dinlemeye başlamadan önce, kişiye hem tanık haklarını hem de şüpheli haklarını (özellikle susma hakkını) hatırlatmalıdır. 2. Çekinme Hakkının Bildirilmesi: En önemlisi, CMK m. 48 uyarınca, 'Tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir.' hükmünü kişiye açıkça hatırlatmalıdır. Bu, kişinin, tanıklık yaptığı konuyla ilgili anlatacaklarının, kendi şüpheli olduğu diğer dosyayı olumsuz etkileyeceğini düşündüğü her soruda cevap vermeme hakkına sahip olduğu anlamına gelir. 3. Yeminsiz Dinleme: Bu potansiyel çatışma nedeniyle, kişinin beyanı mutlaka 'yeminsiz' olarak alınmalıdır. Yemin ettirmek, çekinme hakkını ve kendini suçlamama ayrıcalığını işlevsiz kılacak bir baskı unsuru oluşturur. Savcı, kişiyi tanık olarak dinlerken, sorduğu soruların onun şüpheli olduğu diğer dosyayla ilgili olup olmadığını sürekli gözetmeli ve kişi çekinme hakkını kullandığında buna saygı göstermelidir. Kişinin beyanları, sadece tanıklık yaptığı dosya için delil olarak kullanılabilir ve bu beyanlara dayanılarak doğrudan kendi aleyhindeki diğer soruşturmada işlem yapılması, hukuka aykırı delil elde etme sorununu gündeme getirir.