CMK m. 54/1, tanıklara 'tanıklıktan önce' yemin verileceğini, ancak 'gerektiğinde' yeminin 'sonraya bırakılabileceğini' düzenlemektedir. CMK m. 54'ün gerekçesinde ise, savcının yemin vermesinin ayrık hallerde olacağı ve bunun 'doğrudan doğruyalık' ilkesine istisna olduğu belirtilmiştir. Bu iki hükmü birlikte değerlendirerek, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının tanık dinlerken, yemini tanıklıktan sonraya bırakma yetkisi var mıdır? Varsa, bu yetkinin kullanılmasının gerekçeleri neler olabilir?
Evet, Cumhuriyet Savcısının soruşturma evresinde tanık dinlerken, yemini tanıklıktan sonraya bırakma yetkisi vardır. Bu yetki, CMK'nın sistematiğinden ve ilgili maddelerin birlikte yorumlanmasından kaynaklanır. Hukuki Dayanak: 1. CMK m. 54/2, 'Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verirler.' diyerek, yemin verme yetkisini savcıya tanımıştır. 2. CMK m. 54/1, yemin verme usulünü düzenleyen genel kuraldır ve 'Tanıklar, tanıklıktan önce ... yemin ederler. Gerektiğinde ... yemin, tanıklığından sonraya bırakılabilir.' hükmünü içerir. 3. Kanun, savcının yemin verme yetkisini düzenlerken, bu yetkinin m. 54/1'deki usulden farklı bir şekilde kullanılacağına dair bir istisna getirmemiştir. Dolayısıyla, yemin verme yetkisine sahip olan savcı, bu yetkiyi kullanırken tabi olacağı usulü düzenleyen m. 54/1'deki esneklikten de (yemini sonraya bırakma) yararlanabilir. Yemini Sonraya Bırakmanın Gerekçeleri: Savcının, soruşturma evresinde yemini sonraya bırakmasının gerekçeleri, hâkimin gerekçeleriyle paralel olabilir: 1. Kişinin Hukuki Statüsündeki Belirsizlik: Bu en önemli gerekçedir. Soruşturmanın başında, olaya ilişkin bilgisi olan bir kişinin tanık mı, yoksa potansiyel bir şüpheli mi olduğu net olmayabilir. Savcı, bu kişiyi peşinen yemin ettirerek kendini suçlamama (nemo tenetur) hakkını ihlal etme riskine girmek yerine, önce yeminsiz olarak dinleyebilir. Kişinin anlatımlarından sonra tanık olduğuna kanaat getirirse, ifadesinin sonunda yeminini yaptırır. Eğer kişinin suça karıştığına dair şüphe uyanırsa, tanık olarak dinlemeye son verip ona şüpheli haklarını hatırlatır. 2. Tanığın Güvenilirliğinden Şüphe Duyulması: Savcı, tanığın akli melekelerinin yerinde olup olmadığından veya olayı doğru aktarıp aktaramayacağından şüphe duyuyorsa, önce beyanını alıp bir ön değerlendirme yapmak ve sonrasında yeminin anlamını kavrayıp kavrayamayacağına karar vermek için yemini sonraya bırakabilir. 3. Acil ve Zorunlu Haller: Çok acil bir durumda, tanığın ölme tehlikesi gibi, uzun bir yemin prosedürüyle vakit kaybetmek yerine, savcı hızla tanığın beyanını alıp, imkan kalırsa sonrasında yemin ettirmeyi tercih edebilir. Sonuç olarak, yemini sonraya bırakma yetkisi, soruşturmanın selametini ve dinlenen kişinin temel haklarını korumayı amaçlayan, savcının da kullanabileceği önemli bir usuli güvencedir.