Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/26608 K. sayılı kararında, mağdurlara yönelik 'lan' sözü tek başına hakaret sayılmamıştır. 'Lan' kelimesinin, Türkçedeki kullanım yeri ve amacına göre (samimiyet, öfke, aşağılama vb.) kazandığı farklı anlamları, bu kelimenin ne zaman 'kaba hitap tarzı', ne zaman 'hakaretin unsuru' olabileceği üzerinden tartışınız.
'Lan' kelimesi, Türkçenin en işlevsel ve bağlama göre anlamı en çok değişen ifadelerinden biridir. Hukuki olarak 'hakaret' sayılıp sayılmaması da tamamen bu bağlama bağlıdır. 1) Kaba Hitap Tarzı veya Samimiyet İfadesi Olarak 'Lan': - Samimiyet/Argo: Yakın arkadaşlar arasında, 'Ne haber lan?' şeklinde kullanıldığında bir samimiyet, teklifsizlik veya argolu konuşma biçimidir. Burada hiçbir hakaret kastı yoktur. - Öfke/Sitem: Bir tartışma sırasında, 'Yeter lan!' veya 'Kes sesini lan!' gibi ifadeler, genellikle bir öfke patlamasının, sitemin veya karşı tarafı susturma arzusunun dışavurumudur. Yargıtay'ın 2021/26608 K. sayılı kararındaki yaklaşım da bu yöndedir. Tek başına kullanıldığında, doğrudan onur ve şerefe yönelik bir saldırıdan çok, 'kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı' olarak kabul edilir. Bu tür kullanımlarda, ifade rahatsız edici olsa da, hakaret suçunun 'rencide edici boyutuna' ulaşmadığı kabul edilir. 2) Hakaretin Unsuru Olarak 'Lan': 'Lan' kelimesi, tek başına hakaret olmasa da, ağır bir sövme veya aşağılayıcı bir ifadenin parçası olarak kullanıldığında, o ifadenin onur kırıcı etkisini 'pekiştiren' bir unsur haline gelebilir. Bu durumda, hakaret suçunun oluşumuna katkıda bulunur. - Örnek: 'Şerefsiz herif' demek hakarettir. 'Şerefsiz herif lan!' demek, bu hakaretin ağırlığını ve aşağılayıcı niyetini daha da vurgular. Burada suç, 'şerefsiz' kelimesiyle zaten oluşmuştur; 'lan' kelimesi ise manevi unsurun (tahkir kastı) yoğunluğunu gösteren bir emare olarak değerlendirilebilir. Sonuç: Hâkim, 'lan' kelimesinin kullanıldığı bir olayı değerlendirirken, kelimeyi cımbızla çekip tek başına ele almamalıdır. İfadenin bütününü, taraflar arasındaki ilişkiyi, olayın geçtiği ortamı ve kelimenin diğer sözcüklerle kurduğu anlam bütünlüğünü dikkate almalıdır. Yargıtay'ın genel eğilimi, tek başına veya basit bir sitem cümlesi içinde kullanılan 'lan' kelimesini hakaret saymamak, ancak ağır bir sövmenin parçası olduğunda suçun varlığını kabul etmek yönündedir.