Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2023/17172 K. sayılı kararında, sağlık personeline söylenen 'Eşek gibi yapmak zorundasınız.' ifadesi hakaret sayılmamıştır. Bu ifadeyi, 'bir hakkın icrasına' yönelik bir talep ile 'kişiliğe yönelik saldırı' arasındaki ayrım üzerinden analiz ediniz. Vatandaşın, kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmesini talep ederken kullandığı kaba ve zorlayıcı ifadeler, ne zaman ifade özgürlüğü sınırları içinde kalır, ne zaman hakarete dönüşür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331208

Bu Yargıtay kararı, bir talebin dile getiriliş biçimi ile hakaret suçu arasındaki sınırı belirlemesi açısından önemlidir. Analiz şu şekilde yapılabilir: 1) İfadenin Amacı (Talep vs. Saldırı): Yargıtay'ın bu ifadeyi hakaret saymamasının temel nedeni, ifadenin altında yatan amacın, sağlık personelinin kişiliğine saldırmak değil, bir kamu hizmeti olan 'enjeksiyonun yapılmasını' talep etmek ve bu talebi güçlü bir şekilde vurgulamak olduğunun kabul edilmesidir. Sanık, 'Siz eşeksiniz' dememekte, hizmetin yerine getirilmesinin bir zorunluluk olduğunu 'eşek gibi yapmak' benzetmesiyle, kaba bir şekilde ifade etmektedir. İfade, kişiliğe değil, 'yapılması gereken işe' yöneliktir. 2) İfade Özgürlüğü ve Kamu Hizmetinin Eleştirisi: Vatandaşlar, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesini talep etme ve aksaklıkları eleştirme hakkına sahiptir. Bu talep ve eleştiriler, zaman zaman kaba, sert ve nezaket dışı bir dille ifade edilebilir. Yargıtay, bu tür ifadeleri, muhatabın onur ve şerefini doğrudan hedef almadığı sürece, hak arama hürriyeti ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirme eğilimindedir. Sınırın Aşıldığı An: Vatandaşın talebi, hizmetin kendisine veya yapılış biçimine yönelik olmaktan çıkıp, doğrudan hizmeti sunan kamu görevlisinin kişiliğine, onuruna ve saygınlığına yönelik bir sövmeye veya lekeleyici bir isnada dönüştüğünde hakaret suçu oluşur. Örneğin, 'Eşek gibi yapmak zorundasınız' yerine, 'Sizin gibi beceriksizler bu işi yapamaz, şerefsizler!' denilmesi durumunda, ifade artık bir talep olmaktan çıkıp, kamu görevlisinin kişiliğine yönelik açık bir saldırıya dönüşür ve hakaret suçunu oluşturur. Özetle, ifade bir hakkın icrasını talep etmeye veya bir hizmeti eleştirmeye yönelik olduğu ve kişiliği hedef alan doğrudan bir sövme içermediği sürece, ne kadar kaba olursa olsun ifade özgürlüğü sınırları içinde kalır. Sınır, talepten kişisel saldırıya geçildiği anda aşılır.