HMK m. 2'ye göre Asliye Hukuk Mahkemesi, kanunların ayrıca görevli kıldığı bir mahkeme bulunmadıkça, malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalara bakmakla görevli 'asıl' mahkemedir. 'Malvarlığı haklarına ilişkin davalar' ile 'şahıs varlığına ilişkin davalar' arasındaki ayrımı tanımlayınız ve her birine 'Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir?' metninde sayılan davalardan ikişer örnek veriniz. Bu ayrımın, dava değerinin belirlenmesi ve kanun yoluna başvuru sınırları açısından bir önemi var mıdır?
HMK m. 2'de yapılan bu ayrım, medeni hukuktaki temel hak kategorilerine dayanır ve mahkemenin görevini belirlemede temel bir rol oynar. **1) Malvarlığı Haklarına İlişkin Davalar:** Bunlar, konusu para ile ölçülebilen, devredilebilen ve ekonomik bir değer taşıyan haklara ilişkin uyuşmazlıklardır. Bu davalarda temel amaç, kişinin malvarlığında meydana gelen bir azalmanın giderilmesi veya bir artışın sağlanmasıdır. - **Örnek 1 (Metinden):** Tapu iptali ve tescil davası. Dava konusu taşınmazın ekonomik bir değeri vardır. - **Örnek 2 (Metinden):** Alacak davası. Dava, belirli bir miktar paranın tahsiline yöneliktir. **2) Şahıs Varlığı Haklarına İlişkin Davalar:** Bunlar, kişinin manevi varlığına, kişiliğine bağlı, para ile ölçülemeyen, devredilemeyen haklara ilişkin uyuşmazlıklardır. Kişinin onuru, saygınlığı, ismi, resmi gibi değerler bu kapsama girer. - **Örnek 1 (Metinden):** Ad ve soyadı değişikliği davası. Dava, kişinin kimliğine ilişkin manevi bir hakkıyla ilgilidir. - **Örnek 2 (Metinden):** Babalık davası. Dava, kişinin soybağına ilişkin kişiliğine sıkı sıkıya bağlı bir hakkıyla ilgilidir. **Ayrımın Önemi:** Bu ayrımın, özellikle dava değeri ve kanun yolu sınırları açısından büyük önemi vardır. - **Dava Değerinin Belirlenmesi:** Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava dilekçesinde dava konusunun değerinin (harca esas değer) gösterilmesi zorunludur (HMK m. 119/1-d). Şahıs varlığı davalarında ise konu para ile ölçülemediği için bir dava değeri belirtilmez ve harçlar maktu (sabit) olarak alınır. (Ancak, şahıs varlığı hakkına saldırıdan doğan manevi tazminat davaları, konusu para olduğu için malvarlığı davası niteliği kazanır). - **Kanun Yolu Sınırları:** Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilmesi için, dava konusunun değerinin belirli bir parasal sınırı aşması gerekir (örneğin, 2025 için istinaf sınırı 40.000 TL). Bu sınırlar, malvarlığı haklarına ilişkin davalar için geçerlidir. Şahıs varlığına ilişkin davalarda (örneğin, babalık davası, adın düzeltilmesi davası) ise, bu parasal sınırlara bakılmaksızın kural olarak kanun yoluna başvurulabilir (HMK m. 341/3, m. 362/1-b).