Bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan alacak davasında davalı, borcunu ödediğini ispatlamak için davacının imzasını taşıdığını iddia ettiği bir 'adi senet' sunmuştur. Davacı, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, sahte olduğunu iddia ederek 'imza inkârında' bulunmuştur. Bu durumda mahkeme, HMK'daki ispat kurallarına göre nasıl bir yol izlemelidir? İmzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için hangi incelemeler yapılır ve ispat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331193

Davada sunulan bir adi senetteki (HMK m. 204) imzanın inkâr edilmesi halinde, mahkemenin izleyeceği yol HMK m. 211'de düzenlenmiştir. Süreç şu şekilde işler: **1. İspat Yükü:** Adi bir senetteki imzayı inkâr eden taraf, bu inkârıyla ispat yükünden kurtulur. İmzanın, inkâr eden tarafa ait olduğunu ispat etme yükümlülüğü, senedi mahkemeye delil olarak sunan ve senede dayanan tarafa (somut olayda davalıya) geçer. Davalı, imzanın davacıya ait olduğunu ispatlamak zorundadır. **2. Mahkemenin Yapacağı İncelemeler:** HMK m. 211'e göre, hâkim öncelikle inkâr edilen imza ile inkâr eden kişinin bilinen imzalarını karşılaştırarak bir kanaat edinmeye çalışır. Bu amaçla; - Tarafların huzurunda inkâr eden kişiye yazı yazdırıp imza attırarak örnekler alır (istiktab). - Karşılaştırmaya elverişli, inkâr eden kişinin daha önce resmi kurumlar önünde veya başka belgelerde attığı imzaları (örneğin, noter senedi, nüfus cüzdanı başvuru formu, banka sözleşmesi) ilgili yerlerden getirtir. - Hâkim bu karşılaştırmalardan bir sonuca varamazsa, 'bilirkişi incelemesi'ne karar verir. Dosya, grafoloji (yazı ve imza bilimi) alanında uzman bir adli tıp kurumu veya üniversite bilirkişisine gönderilir. Bilirkişi, inkâr edilen imza ile karşılaştırma için toplanan imzaları bilimsel yöntemlerle (mikroskopik inceleme, basınç analizi vb.) inceleyerek, imzanın inkâr eden kişiye ait olup olmadığı konusunda bir rapor düzenler. **3. Sonuç:** Bilirkişi raporu ve diğer deliller ışığında, imzanın davacıya ait olduğu ispatlanırsa, senet geçerli bir delil olarak kabul edilir ve davalının borcunu ödediği kabul edilebilir. Eğer imzanın davacıya ait olduğu ispatlanamazsa, senet davacı aleyhine delil olarak kullanılamaz ve davalının ödeme savunması ispatlanamamış sayılır. Bu durumda, davalı davayı kaybedebilir ve ayrıca sahte bir belgeyi kullandığı için hukuki ve cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabilir.