Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/2924 K. sayılı kararında, yolcu hizmetleri görevlisine söylenen 'meymenetsiz, suratında meymenet yok' sözleri 'nezaket dışı davranış ve kaba hitap tarzı' olarak nitelendirilerek hakaret sayılmamıştır. 'Meymenetsiz' kelimesi TDK'da 'uğursuz' anlamına gelmektedir. Bir kişiye 'uğursuz' demenin, onun onur ve saygınlığını rencide edip etmediği tartışmasını, ifadenin modern toplumdaki algılanışı ve ceza hukukunun koruma alanı açısından yapınız.
Yargıtay'ın 'meymenetsiz' kelimesini hakaret saymaması, suçun manevi unsurunun (tahkir kastı) ve maddi unsurunun (rencide edici boyut) yorumlanmasındaki güncel eğilimleri yansıtan bir karardır. Bu ifadenin hukuki analizi şöyledir: **1) Kelimenin Anlamı ve Toplumsal Algısı:** 'Meymenetsiz' kelimesi, köken olarak 'uğursuz, hayırsız' anlamına gelse de, modern günlük dilde kullanımı genellikle bu batıl inanç temelinden kopmuş, daha çok 'sevimsiz', 'itici', 'suratsız' gibi kişisel bir antipatinin veya beğenmeme durumunun ifadesi haline gelmiştir. Yani, bir kişiye doğaüstü bir uğursuzluk atfetmekten çok, onun görünüşü veya tavrından duyulan hoşnutsuzluğu belirten, öznel bir değer yargısı olarak kullanılmaktadır. **2) Hakaret Suçunun Koruma Alanı:** TCK m. 125, kişilerin toplum içindeki sosyal değerini, itibarını, onur ve şerefini korur. Bir kişiye 'uğursuz' demek, onun sosyal değerini veya şerefini doğrudan lekeleyen bir ifade olarak kabul edilmemektedir. Bu, 'hırsız', 'sahtekar', 'fahişe' gibi kişinin ahlaki veya hukuki durumuna ilişkin somut ve lekeleyici bir olgu isnadından farklıdır. 'Meymenetsiz' ifadesi, daha çok söyleyenin sübjektif hislerini ve beğenmeme durumunu yansıtan, muhatap için 'rahatsız edici' ve 'kaba' bir ifadedir. **3) Yargıtay'ın Değerlendirmesi:** Yargıtay, bu tür ifadeleri, ceza hukukunun yaptırım uygulaması gereken ağırlıkta bir saldırı olarak görmemektedir. İfadenin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını objektif olarak 'rencide edici boyuta' ulaşmadığı, 'nezaket dışı davranış ve kaba hitap tarzı' sınırları içinde kaldığı kabul edilmektedir. Bu, Yargıtay'ın, kişiler arasındaki anlaşmazlıklarda kullanılan her türlü olumsuz sıfatı veya kaba sözü değil, sadece toplum nezdinde kişinin itibarını açıkça ve ağır bir şekilde zedeleyen ifadeleri hakaret suçu kapsamında değerlendirme yönündeki daraltıcı yorumunun bir sonucudur.