Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/10794 E., 2015/13233 K. sayılı kararında, sanığın eyleminin TCK m. 244/4 yerine TCK m. 142/2-e (bilişim suretiyle hırsızlık) suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Bu iki suç arasındaki temel ayrım, 'verinin taşınabilir bir mal olarak kabul edilmemesi' ilkesiyle nasıl ilişkilidir? Banka hesabındaki parayı temsil eden dijital kayıt (veri) ile paranın kendisi (taşınır mal) arasındaki hukuki farkı, bu suçların oluşumu açısından izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331185

Bu Yargıtay kararı ve benzerleri, bilişim suçları ile malvarlığı suçları arasındaki en temel ayrımlardan birini ortaya koymaktadır. Ayrımın temelinde, suçun konusunun 'veri' mi yoksa 'mal' mı olduğu yatar. **Veri ve Mal Kavramlarının Hukuki Farkı:** - **Veri (TCK m. 244):** Bilişim sisteminde işlenen, kaydedilen veya iletilen her türlü bilgidir (sayılar, harfler, semboller). Veri, soyut bir kavramdır ve ceza hukuku anlamında 'taşınabilir bir mal' değildir. TCK m. 244, bu soyut varlığın (verinin) bütünlüğünü, güvenliğini ve erişilebilirliğini korur. - **Mal (TCK m. 141 - Hırsızlık):** Hırsızlık suçunun konusu, 'taşınır bir mal'dır. Para, ekonomik bir değere sahip olduğu ve bir yerden bir yere nakledilebildiği için hukuken 'taşınır mal' kabul edilir. Banka hesabındaki para da, fiziken mevcut olmasa da, hukuken malikine ait bir taşınır maldır. **Suçların Oluşumu Açısından Fark:** Fail, başkasının internet bankacılığı hesabına girdiğinde, orada gördüğü '10.000 TL' şeklindeki dijital kayıt, bir 'veri'dir. Ancak failin amacı, bu '10.000 TL' verisini kopyalamak veya silmek değil, o verinin temsil ettiği ekonomik değeri, yani 10.000 TL'lik 'malı' kendi hesabına aktararak zilyetliğine geçirmektir. Yargıtay'ın kararında belirttiği gibi, failin kastı 'veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir'. Bilişim sistemi, bu hırsızlık eylemini gerçekleştirmek için kullanılan bir 'araç' haline gelmektedir. Tıpkı bir eve pencereden girip kasadaki parayı çalmak gibi, burada da bilişim sistemine girilerek banka hesabındaki para çalınmaktadır. Bu nedenle, eylem, veriye yönelik bir suç olan TCK m. 244'ü değil, mala yönelik bir suç olan TCK m. 142/2-e'deki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur. TCK m. 244/4'ün tali norm olması, yani 'başka bir suç oluşturmaması halinde' uygulanabilmesi de bu yorumu destekler. Hırsızlık suçu oluştuğu için, öncelikle o suçtan hüküm kurulmalıdır.