Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/25342 E., 2024/2859 K. sayılı kararında, katılana yönelik 'Apartmanın paralarını yedin' şeklindeki sözün 'rahatsız edici ağır eleştiri' niteliğinde olduğu ve hakaret suçunu oluşturmadığı kabul edilmiştir. Bu ifade, açıkça muhataba yönelik 'hırsızlık' veya 'zimmet' gibi bir olgu isnadı içermiyor mu? Yargıtay'ın bu ifadeyi somut bir olgu isnadı yerine 'ağır eleştiri' olarak nitelendirmesinin olası nedenlerini, ifadenin bağlamı ve ispat imkanı açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331177

İlk bakışta 'Apartmanın paralarını yedin' ifadesi, TCK m. 125'te tanımlanan 'somut bir fiil veya olgu isnat etme' yoluyla işlenen hakaret suçuna oldukça yakın görünmektedir. Zira bu ifade, muhatabı zimmetine para geçirmekle veya güveni kötüye kullanmakla itham etmektedir. Yargıtay'ın bu ifadeyi hakaret suçu oluşturmayan bir 'ağır eleştiri' olarak nitelendirmesinin arkasında yatan olası nedenler şunlar olabilir: **1) Bağlam ve Somutluk Eksikliği:** Bu tür ifadeler genellikle apartman yöneticiliği ile ilgili anlaşmazlıklar ve genel kurul toplantıları gibi gergin ortamlarda sarf edilir. Yargıtay, ifadenin belirli bir paranın, belirli bir tarihte, belirli bir şekilde zimmete geçirildiğine dair somut bir iddia içermeyip, daha çok yönetime yönelik genel bir memnuniyetsizliğin, kötü yönetildiği ve paraların boşa harcandığı yönündeki bir eleştirinin 'kaba' bir ifadesi olarak yorumlamış olabilir. Yani 'paraları yedin' ifadesini, 'paraları çarçur ettin', 'hesapsızca harcadın', 'yönetimi beceremedin' anlamında, mecazi bir 'ağır eleştiri' olarak değerlendirmiş olabilir. **2) İspat Hakkı ve İftira Suçu ile İlişki:** Hakaret suçunda isnadın ispatı bir hukuka uygunluk nedenidir (TCK m. 127). Eğer sanık bu iddiasını ispat edebilirse cezalandırılmaz. Ancak bu tür genel ve soyut bir ifadenin ('paraları yedin') ispatı zordur. Yargıtay, ceza hukukunun dar yorumlanması ilkesi gereği, suçun oluşumu için isnadın daha belirli ve somut olması gerektiğini aramış olabilir. Belirsiz ve genel bir isnat, karşı tarafın lekelenmeme hakkını ihlal etse de, hakaret suçunun aradığı netlikte bir 'olgu isnadı' olarak görülmemiş olabilir. Sanığın asıl amacının, muhatabın onurunu zedelemekten çok, yöneticilik faaliyetlerini eleştirmek olduğu kanaatine varılmış olabilir. **3) 'Rahatsız Edici Ağır Eleştiri' Kavramının Geniş Yorumu:** Yargıtay, özellikle kamusal veya yarı kamusal nitelikteki görevleri (apartman yöneticiliği gibi) yürüten kişilere yönelik eleştirilerin sınırını daha geniş tutma eğilimindedir. Bu görevleri yürütenlerin, hesap verme sorumlulukları nedeniyle daha sert ve hatta kaba ifadelere maruz kalabileceğini kabul etmektedir. Bu karar, Yargıtay'ın hakaret suçunun maddi unsurunu oluşturan 'somut olgu isnadı'nı oldukça dar yorumladığını ve genel, somut ayrıntılardan yoksun eleştirel ifadeleri suçun kapsamı dışında tuttuğunu gösteren tartışmalı ancak yerleşik hale gelen bir örnektir.