Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/11917 K. sayılı kararında, kamu görevlilerine söylenen 'eşkiya mısınız?' sözü hakaret sayılmamıştır. Bu ifadeyi, 'soru cümlesi' şeklinde kurulan ifadelerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağı açısından analiz ediniz. Bir ifadenin soru şeklinde olması, onun hakaret niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırır mı? Hangi durumlarda retorik bir soru, hakaret olarak kabul edilebilir?
Bir ifadenin soru cümlesi şeklinde kurulmuş olması, onun hakaret niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önemli olan, ifadenin içeriği ve söylendiği bağlam itibarıyla muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide etme amacı ve niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Hukuki değerlendirmede cümlenin gramer yapısından çok, taşıdığı anlam ve niyete bakılır. Yargıtay'ın 'eşkiya mısınız?' ifadesini hakaret saymamasının nedeni, bu ifadenin bir soru cümlesi olması değil, içeriğinin 'kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı' ve 'ağır eleştiri' sınırları içinde kalmasıdır. Burada sanık, muhatapların davranışlarını, kanunsuz ve zorba bir davranış olarak gördüğünü, bu davranış biçimini eleştirmek için 'eşkiya' benzetmesiyle sorgulamaktadır. Bu, doğrudan 'siz eşkiyasınız' demekten farklı, bir davranışa yönelik eleştirel bir sorgulama olarak yorumlanmıştır. Ancak, her soru cümlesi masum değildir. Özellikle 'retorik sorular', yani cevabı beklenmeyen, asıl amacı bir iddiayı veya aşağılamayı vurgulamak olan sorular, pekala hakaret suçunu oluşturabilir. Örneğin, herkesin içinde bir kişiye 'Sen hırsız değil misin?' diye sormak, aslında 'Sen hırsızsın' demenin bir başka yoludur ve somut olgu isnadı yoluyla hakaret suçunu oluşturur. Benzer şekilde, 'Sende hiç şeref yok mu?' sorusu da bağlamına göre 'şerefsiz' demenin retorik bir şekli olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla mahkeme, ifadenin soru şeklinde olup olmadığına değil, altında yatan anlama, niyete ve muhatabın onurunu zedeleyici bir değer yargısı veya olgu isnadı içerip içermediğine bakarak karar vermelidir.