Asliye Hukuk Mahkemesi ile Sulh Hukuk Mahkemesi arasındaki görev ayrımını, 'kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar' özelinde analiz ediniz. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/6241 K. sayılı kararında, 'hile iddiasına dayalı kira sözleşmesinin iptali' davasının neden Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir? Bu davanın temelinde bir irade sakatlığı iddiası yatarken, uyuşmazlığın 'kira ilişkisinden doğan' bir uyuşmazlık olarak kabul edilmesinin gerekçesini açıklayınız.
Asliye Hukuk Mahkemesi genel görevli mahkeme iken, Sulh Hukuk Mahkemesi kanunda sayılan sınırlı işlere bakan özel görevli bir mahkemedir. HMK m. 4/1-a, 'kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara' bakma görevinin, dava konusunun değer ve tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğunu düzenlemiştir. Bu hüküm, 'kira ilişkisinden doğan' uyuşmazlık kavramını çok geniş bir şekilde ele almıştır. Yargıtay'ın 2016/6241 K. sayılı kararındaki olayda, davacı kira sözleşmesinin hile (irade sakatlığı) nedeniyle iptalini istemektedir. Hile ve irade sakatlığı iddiaları, genel olarak Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına giren konulardır. Ancak uyuşmazlığın temelinde, iptali istenen bir 'kira sözleşmesi' bulunmaktadır. Yargıtay'a göre, uyuşmazlığın kaynağı, taraflar arasındaki 'kira ilişkisi'dir. Davanın konusunu, bu kira ilişkisini kuran sözleşmenin geçerliliği oluşturmaktadır. HMK m. 4/1-a'daki '...kira ilişkisinden doğan ... tüm uyuşmazlıklar...' ifadesi, sadece kira bedelinin ödenmesi veya tahliye gibi dar anlamda uyuşmazlıkları değil, bizzat kira sözleşmesinin kurulması, geçerliliği, yorumlanması ve sona ermesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığı kapsar. Dolayısıyla, davanın temelinde bir irade sakatlığı iddiası yatsa bile, bu iddia bir kira sözleşmesine yönelik olduğu için, uyuşmazlık 'kira ilişkisinden doğan' bir uyuşmazlık olarak kabul edilir ve özel görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girer. Bu, özel görev kuralının, genel görev kuralından önce gelmesinin bir sonucudur.