Bir bilişim sistemindeki verilerin silinmesi veya bozulması eylemi (TCK m. 244) ile bu verilerin izinsiz olarak kopyalanması (ele geçirilmesi) eylemi (TCK m. 136) arasındaki temel fark, korunan hukuki değerler açısından nedir? Yargıtay 12. CD, 2017/7642 K. sayılı kararında olduğu gibi, sanığın hem verileri ele geçirip hem de silmesi durumunda, bu iki suç arasında nasıl bir içtima ilişkisi kurulur? (Fikri içtima, bileşik suç, zincirleme suç)
Bu iki suç arasındaki temel fark, korudukları hukuki değerdedir: **TCK m. 244 (Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme):** Bu suç, 'Bilişim Alanında Suçlar' başlığı altında düzenlenmiştir. Korunan temel hukuki değer, bilişim sistemlerinin ve bu sistemlerdeki verilerin 'bütünlüğü, güvenliği ve işlevselliğidir'. Eylem, sistemin kendisine veya verinin varlığına, doğruluğuna yöneliktir. **TCK m. 136 (Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme):** Bu suç ise 'Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar' başlığı altında yer alır. Korunan hukuki değer, verinin içeriğiyle ilgili olan 'kişisel verilerin gizliliği' ve kişilerin özel hayatıdır. Eylem, verinin içeriğinin gizlice öğrenilmesine, ele geçirilmesine yöneliktir. Yargıtay'ın 2017/7642 K. sayılı kararındaki olayda sanık, tek bir eylemle (telefona bağlanarak) hem verileri kopyalamış (ele geçirmiş) hem de sonrasında bu verileri silmiştir (yok etmiştir). Burada birden fazla eylem ve birden fazla suç ihlali söz konusudur. Verilerin kopyalanması TCK m. 136'yı, silinmesi ise TCK m. 244/2'yi oluşturur. Sanık, tek bir suç işleme kararı altında, aynı mağdura karşı, aynı suçu (veri bütünlüğüne ve gizliliğine saldırı) farklı hareketlerle birden fazla kez işlemiş sayılabilir. Bu durumda, iki suçun cezaları farklı olduğu için 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) yerine, 'zincirleme suç' (TCK m. 43/1) hükümlerinin uygulanması daha isabetli olabilir. Yani, sanık daha ağır cezayı gerektiren suçtan (genellikle TCK m. 136'nın nitelikli halleri daha ağır olabilir) cezalandırılır ve ceza, zincirleme suç nedeniyle belirli bir oranda artırılır. Ancak eğer kopyalama ve silme fiilleri, tek ve kesintisiz bir hareketin parçası olarak görülürse, TCK m. 44'ün uygulanması ve en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi de savunulabilir. Yargıtay'ın eğilimi, genellikle bu tür durumlarda fikri içtima kurallarını uygulamak yönündedir.