'Gıyapta hakaret' suçunun oluşabilmesi için fiilin 'en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi' (TCK m. 125/1) şartı aranmaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/11937 K. sayılı kararında, sanığın infaz koruma memuru hakkında 'ne çirkef gardiyan' sözünü, başka bir infaz koruma memurunun yanında söylemesi durumunda 'ihtilat' unsurunun neden oluşmadığı kabul edilmiştir? 'İhtilat' kavramını tanımlayarak, bu unsurun gerçekleşme koşullarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331150

'İhtilat', kelime anlamıyla 'karışma, bir araya gelme' demektir. Ceza hukuku bağlamında, gıyapta (mağdurun bulunmadığı ortamda) söylenen hakaretamiz sözün, en az üç kişi (fail hariç) tarafından öğrenilmesi, duyulması veya algılanması anlamına gelir. Bu üç kişinin aynı anda ve aynı yerde olması şart değildir; sözün farklı zamanlarda üç farklı kişiye ulaşması da yeterlidir. Kanun koyucu, bu şartı getirerek, gıyapta yapılan dedikoduların veya iki kişi arasında kalan konuşmaların hakaret suçu oluşturmasını engellemeyi ve suçun alanını, mağdurun onur ve saygınlığının toplumsal düzeyde zedelenme tehlikesinin ortaya çıktığı durumlarla sınırlamayı amaçlamıştır. Yargıtay'ın 2019/11937 K. sayılı kararındaki olayda, sanık 'ne çirkef gardiyan' sözünü, sadece bir başka infaz koruma memurunun yanında söylemiştir. Burada sözü duyan kişi sayısı (fail hariç) birdir. TCK m. 125/1'in aradığı 'en az üç kişiyle ihtilat' koşulu gerçekleşmemiştir. Sadece bir kişinin duyması, ihtilat için yeterli değildir. Eğer sanık bu sözü, üç veya daha fazla infaz koruma memurunun veya başka kişinin bulunduğu bir ortamda söyleseydi veya bu sözü önce birine, sonra başka birine ve daha sonra üçüncü bir kişiye ayrı ayrı anlatsaydı, ihtilat unsuru oluşacak ve gıyapta hakaret suçu meydana gelecekti. Kararda, sözü duyan sadece bir kişi olduğu için, suçun kanuni unsurlarından biri olan 'ihtilat' eksik kalmış ve bu nedenle suç oluşmamıştır.