Hakaret Suçu Sayılmayan Kelimeler ve Sözler' metninde yer alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2023/16944 K. sayılı kararında, hastane sorumlu hemşiresine söylenen 'sen kaç kuruşluk adamsın' sözü hakaret sayılmamıştır. Bu ifadeyi, TCK m. 125/3-a'da düzenlenen 'kamu görevlisine karşı görevinden dolayı' işlenen nitelikli hal bağlamında değerlendiriniz. Kamu görevlilerinin, görevlerini ifa ederken maruz kaldıkları bu tür 'kaba ve nezaket dışı' ifadelere karşı daha yüksek bir tahammül göstermesi gerektiği sonucu çıkarılabilir mi? Bu yaklaşımın, kamu hizmetinin saygınlığı ile ifade özgürlüğü arasındaki dengeye etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331148

Yargıtay'ın 'sen kaç kuruşluk adamsın' gibi ifadeleri hakaret saymaması, ceza hukukunun 'ultima ratio' (son çare) olma ilkesinin ve ifade özgürlüğünün geniş yorumlanmasının bir sonucudur. Bu tür ifadeler, doğrudan bir sövme (şerefsiz, alçak gibi) veya somut bir olgu isnadı (hırsız, rüşvetçi gibi) içermediği için, Yargıtay tarafından muhatabın onur, şeref ve saygınlığını 'rencide edici boyutta' görülmemekte, daha çok 'rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı' olarak nitelendirilmektedir. Bu yaklaşım, evet, kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken, vatandaşların anlık öfke, stres veya memnuniyetsizlikten kaynaklanan bu tür kaba ifadelere karşı özel kişilere göre daha fazla tahammül göstermesi gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, kamu hizmetinin saygınlığı ile ifade özgürlüğü arasında hassas bir denge kurar. Bir yandan, kamu görevlilerinin keyfi suçlamalara ve hakaretlere karşı korunması, kamu hizmetinin saygınlığı ve etkinliği için zorunludur. TCK m. 125/3-a bu amacı güder. Diğer yandan, vatandaşların kamu hizmetlerinden yararlanırken yaşadıkları sorunları, memnuniyetsizliklerini veya eleştirilerini (bazen kaba bir dille de olsa) dile getirebilmeleri, idarenin denetlenmesi ve ifade özgürlüğü açısından önemlidir. Yargıtay, bu dengeyi kurarken, sözlerin açıkça onur kırıcı bir sövme veya somut bir lekeleyici isnat içermediği sürece, kaba ve nezaket dışı ifadeleri ceza hukuku kapsamının dışında tutma eğilimindedir. Bu, ceza hukukunun alanını daraltarak ifade özgürlüğünü genişleten, ancak kamu görevlileri açısından zaman zaman zorlayıcı olabilen bir yaklaşımdır.