Yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması halinde, İYUK m. 28 uyarınca idare aleyhine tazminat davası açılabilmekte ve ilgili kamu görevlisi hakkında TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) uyarınca suç duyurusunda bulunulabilmektedir. Bu iki hukuki yol (hukuki ve cezai sorumluluk) arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Kamu görevlisinin TCK m. 257'den beraat etmesi, idarenin tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Veya idarenin tazminata mahkum edilmesi, kamu görevlisinin cezai sorumluluğunu otomatik olarak gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331146

Hukuki (tazminat) ve cezai (suç duyurusu) sorumluluk yolları birbirinden bağımsızdır ve farklı ilkelere tabidir. **1. Hukuki Sorumluluk (Tazminat Davası):** Bu yolun muhatabı doğrudan 'idare'dir. İYUK m. 28 uyarınca, yargı kararının uygulanmamasından doğan zararlar için idareye karşı tam yargı davası açılır. Burada aranan temel unsur, idarenin yargı kararını uygulamayarak bir 'hizmet kusuru' işlemesi ve bu kusurdan bir 'zarar' doğmasıdır. Kamu görevlisinin kişisel kastının veya ihmalinin yoğunluğu aranmaz; idarenin objektif sorumluluğu esastır. **2. Cezai Sorumluluk (TCK m. 257):** Bu yolun muhatabı, kararı uygulamakla yükümlü olan 'kamu görevlisi'dir. TCK m. 257'deki görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin 'görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması' ve bunu 'kasten' yapması gerekir. Burada 'kast' unsuru kritiktir. **İki Yol Arasındaki İlişki:** Bu iki yol birbirini otomatik olarak etkilemez. Ceza mahkemesinin verdiği beraat kararı, hukuk mahkemesini (idare mahkemesini) bağlamaz (BK m. 74). Kamu görevlisinin eyleminde suçun unsurları (özellikle özel kast) bulunmadığı için beraat etmesi, idarenin 'hizmet kusuru' işlemediği anlamına gelmez. İdare, kamu görevlisinin kastı olmasa bile, yargı kararını uygulamayarak objektif olarak hizmet kusuru işlemiş olabilir ve tazminatla sorumlu tutulabilir. Tersi de geçerlidir. İdarenin tazminata mahkum edilmesi, kamu görevlisinin otomatik olarak TCK m. 257'den cezalandırılmasını gerektirmez. Çünkü tazminat için hizmet kusuru yeterliyken, cezai sorumluluk için kast gibi daha ağır şartların ispatlanması gerekir. Dolayısıyla, her iki yol da ayrı ayrı yürütülür ve sonuçları birbirinden bağımsızdır.