Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/37954 E., 2017/6242 K. sayılı kararında, TCK m. 244/4 uyarınca mahkumiyet hükmü kurulurken hem hapis cezası hem de adli para cezasının birlikte öngörülmesine rağmen sadece hapis cezasına hükmedilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Bu durumu, TCK'daki ceza türleri (seçimlik cezalar, birlikte öngörülen cezalar) ve 'kanunilik ilkesi' açısından değerlendiriniz. Hâkimin, kanunda birlikte öngörülen cezalardan sadece birini uygulama konusunda takdir yetkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331142

Ceza hukukunda 'kanunilik ilkesi' (TCK m. 2), hiç kimsenin kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağını ve kanunda yazılı olan ceza dışında bir ceza ile cezalandırılamayacağını güvence altına alır. Bu ilke, cezanın türü ve miktarının belirlenmesinde de hâkimi bağlar. TCK'daki suç tanımlarında cezalar farklı şekillerde öngörülebilir: **1) Seçimlik Cezalar:** Kanun metninde '... hapis VEYA adli para cezası' şeklinde bir ifade varsa, hâkim somut olayın özelliklerine göre bu iki cezadan birini seçme konusunda takdir yetkisine sahiptir. **2) Birlikte Öngörülen Cezalar:** Kanun metninde '... hapis VE ... adli para cezası' şeklinde bir ifade varsa, hâkimin takdir yetkisi yoktur. Her iki cezayı da birlikte uygulamak zorundadır. TCK m. 244/4'ün metni 'iki yıldan altı yıla kadar hapis VE beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur' şeklindedir. Buradaki 'VE' bağlacı, hapis cezası ile adli para cezasının birlikte uygulanmasının zorunlu olduğunu göstermektedir. Yargıtay'ın ilgili kararı da bu zorunluluğa işaret etmektedir. Hâkimin, kanunda açıkça 've' bağlacı ile birlikte öngörülmüş cezalardan sadece birini (örneğin sadece hapis cezasını) uygulaması, kanunilik ilkesine aykırıdır. Bu, kanunun emredici hükmünün ihlali anlamına gelir ve hükmün bozulmasını gerektiren önemli bir hukuka aykırılıktır. Hâkimin bu konuda bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.