YCGK 2011/180 K. sayılı kararında, 'töre saikiyle' öldürme suçunun (TCK m. 82/1-k) unsurları tartışılmıştır. Karara göre, 'bir eylemin namus açısından aykırılık oluşturması töre saikiyle suçun işlenmesi için yeterli değildir.' Töre saikinin varlığı için aranan 'aile meclisi kararı' ve 'bu karara dayanarak bir kimsenin görevlendirilmesi' gibi ek koşulların hukuki temelini ve bu nitelikli halin uygulanma alanını daraltıcı yorumun nedenini açıklayınız.
YCGK'nın bu kararı, 'töre saiki' kavramının, toplumda 'namus cinayeti' olarak bilinen her eylemi kapsamadığını, daha dar ve özel bir anlamı olduğunu ortaya koymaktadır. TCK m. 82/1-k'daki 'töre saiki', failin kişisel namus anlayışından veya anlık bir öfke/infial halinden kaynaklanan öldürme eylemlerini değil, belirli bir topluluğun yerleşik, kolektif ve organize bir geleneğinin (töre) icrası olarak işlenen cinayetleri hedefler. Kararda ve doktrinde belirtilen ek koşulların hukuki temeli de budur: **1) Aile Meclisi Kararı:** Bu, eylemin failin bireysel bir kararından değil, ailenin veya aşiretin büyüklerinden oluşan bir 'meclis' tarafından kolektif olarak alınmış bir infaz kararı olduğunu gösterir. Fail, bu kolektif iradenin bir uygulayıcısıdır. **2) Görevlendirme:** Bu karar uyarınca, aileden bir kişinin bu infazı gerçekleştirmek üzere 'görevlendirilmesi' gerekir. Bu da eylemin planlı, organize ve töresel bir ritüelin parçası olduğunu ortaya koyar. Bu daraltıcı yorumun sebebi, ceza hukukunun 'kanunilik' (TCK m. 2) ve 'kıyas yasağı' ilkeleridir. Kanun koyucu, bilinçli olarak 'namus saiki' yerine 'töre saiki' ifadesini kullanmıştır. Her namus cinayetini töre cinayeti saymak, kanunun lafzını ve amacını aşan, sanık aleyhine genişletici bir yorum olurdu. YCGK, somut olayda bir aile meclisi kararı veya görevlendirme olduğuna dair delil bulunmadığı için, sanıkların eyleminin kişisel namus anlayışından kaynaklandığını, ancak TCK m. 82/1-k anlamında 'töre saiki' unsurlarını taşımadığını kabul etmiştir. Bu yorum, nitelikli halin keyfi ve geniş uygulanmasının önüne geçen önemli bir güvencedir.