Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/1-52 E., 2011/180 K. sayılı kararında, lehe temyiz (sadece sanık tarafından temyiz) durumunda dahi, mahkemenin suç niteliğindeki hatasının Yargıtay tarafından bozma nedeni yapılabileceği, ancak bu durumun 'cezayı aleyhe değiştirmeme' (reformatio in pejus yasağı) ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Suç niteliğindeki hatanın düzeltilmesi ile cezayı aleyhe değiştirmeme yasağı arasındaki ilişkiyi bu karar özelinde açıklayınız. Yargıtay'ın, 'tasarlayarak öldürme' suçuna 'töre saiki' unsurunu eklemesi neden bu yasak kapsamında görülmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331136

Cezayı aleyhe değiştirmeme yasağı (CMK m. 307/4, eski CMUK m. 326/son), sadece sanık lehine temyiz edilen bir hükmün, bozulup yeniden karara bağlanırken önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilemeyeceğini güvence altına alan bir ilkedir. Bu ilke, cezanın 'miktarı' ve 'türü' ile ilgilidir. YCGK'nın 2011/180 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu yasak, 'suçun niteliği' (vasfı) yönünden geçerli değildir. Yargıtay, lehe temyiz üzerine yaptığı incelemede, yerel mahkemenin suçun hukuki nitelendirmesinde bir hata yaptığını tespit ederse, bu hatayı düzeltmekle yükümlüdür. Zira Yargıtay'ın temel görevlerinden biri ülke genelinde hukuk kurallarının doğru ve yeknesak uygulanmasını sağlamaktır. Karar özelinde, yerel mahkeme sanığı sadece 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan (TCK m. 82/1-a) mahkum etmiştir. Yargıtay Özel Dairesi ise eylemin aynı zamanda 'töre saikiyle' de (TCK m. 82/1-k) işlendiğini tespit etmiştir. Bu, suçun hukuki niteliğine ilişkin bir tespittir. Yargıtay, bu tespiti yaparak suç vasfını doğru bir şekilde belirlemiştir. Bu durum, doğrudan cezayı ağırlaştıran bir işlem değildir; suçun doğru adının konulmasıdır. Ancak, bu yeni ve daha ağır nitelikli hale göre yeniden yargılama yapılıp hüküm kurulurken, ilk hükümdeki cezadan (örneğin müebbet hapis) daha ağır bir cezaya (örneğin ağırlaştırılmış müebbet hapis) hükmedilemez. Aleyhe bozma yasağı bu noktada devreye girer. Yargıtay'ın suç niteliğini değiştirmesi 'bozma nedeni' olurken, bu bozmaya dayalı olarak verilecek yeni cezanın ilk cezadan ağır olamaması 'aleyhe değiştirmeme yasağı'nın bir gereğidir.