CMK m. 54 gerekçesinde Cumhuriyet savcısının yemin verebilmesinin, 'ilk soruşturmanın kaldırılmış olmasının bir sonucu olarak da kabul edilebileceği' ifade edilmiştir. 'İlk soruşturma' kurumunun kaldırılmasının, soruşturma evresinde delil toplama yetkileri ve özellikle savcının rolü üzerindeki etkilerini bu ifade bağlamında açıklayınız.
Eski ceza muhakemesi sistemimizde, soruşturma evresi 'ilk soruşturma' ve 'son soruşturma' olarak ikiye ayrılıyordu. 'İlk soruşturma' hazırlık soruşturması olup savcı ve kolluk tarafından yürütülürken, 'son soruşturma' sorgu hâkimi tarafından yürütülen ve daha fazla yargısal güvence içeren bir ara evreydi. Özellikle yeminli tanık dinleme gibi önemli delil toplama işlemleri genellikle sorgu hâkimliği tarafından yapılırdı. 5271 sayılı yeni CMK, sorgu hâkimliğini ve dolayısıyla 'ilk soruşturma' - 'son soruşturma' ayrımını kaldırmıştır. Yeni sistemde soruşturma evresinin tek ve tam yetkili efendisi Cumhuriyet savcısıdır. Soruşturma evresindeki tüm delil toplama faaliyetleri savcının sorumluluğu ve denetimi altında yürütülür. CMK m. 54 gerekçesindeki ifade, bu değişikliğin bir sonucuna işaret eder. Sorgu hâkimliği gibi bir ara yargısal makamın kalkmasıyla, soruşturma evresinde yeminli tanık dinleme gibi önemli bir yetkinin, bu evrenin yöneticisi olan Cumhuriyet savcısına verilmesi, sistemin kendi iç tutarlılığının bir gereği olmuştur. Yani, kaldırılan sorgu hâkiminin bazı yargısal nitelikteki yetkileri, soruşturmanın etkinliğini sağlamak amacıyla Cumhuriyet savcısına devredilmiştir. Savcının yeminli tanık dinleme yetkisi, bu kurumsal değişimin ve soruşturma evresinde savcının rolünün güçlendirilmesinin bir yansımasıdır.