Ad-soyadı değişikliği davasında görevli mahkeme neresidir? 'Asliye Hukuk Mahkemesi' metninde bu davanın asliye hukuk mahkemesinde görüleceği belirtilmiştir. Ancak HMK m. 383'e göre çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevlidir ve HMK m. 382/2-a-2'de ad ve soyadın değiştirilmesi bir çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır. Bu görünen çelişkiyi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesindeki özel hükmü dikkate alarak nasıl açıklarsınız? Kanunlar arasındaki genel hüküm-özel hüküm ilişkisi bu uyuşmazlığın çözümünde nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331129

Bu durum, kanunlar arasındaki genel hüküm-özel hüküm çatışmasının tipik bir örneğidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) genel bir usul kanunudur. HMK m. 382, ad ve soyadı değişikliğini bir 'çekişmesiz yargı' işi olarak tasnif eder. HMK m. 383 ise, aksine bir düzenleme olmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin 'sulh hukuk mahkemesi' olduğunu belirtir. Eğer başka bir kanunda özel bir düzenleme olmasaydı, ad-soyadı değişikliği davasına sulh hukuk mahkemesi bakacaktı. Ancak, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, nüfus kayıtlarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 'özel' bir kanundur. Bu özel kanunun 'Nüfus davaları' başlıklı 36. maddesinin 1/a bendi, 'nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının ... görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağını' açıkça hükme bağlamıştır. Yargıtay'ın metinde atıf yapılan kararlarında da (örn: Yargıtay 20. HD - K: 2016/7946) belirtildiği gibi, ad ve soyadı değişikliği davaları da bir tür nüfus kaydının düzeltilmesi davası niteliğindedir. Hukukun temel ilkelerinden biri olan 'özel kanun, genel kanundan önce gelir' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereğince, bir konuda hem genel kanunda hem de özel kanunda bir düzenleme varsa, özel kanun hükmü uygulanır. Bu nedenle, HMK'daki genel çekişmesiz yargı görev kuralına rağmen, 5490 sayılı özel kanundaki açık hüküm nedeniyle ad-soyadı değişikliği davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Görünen çelişki bu ilke ile çözülmektedir.