Bir bilişim sistemindeki verileri kopyalayarak başka bir yere aktarma eylemi, TCK m. 244/2 kapsamında 'var olan verileri başka bir yere göndermek' suçunu mu, yoksa TCK m. 136'daki 'Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu mu oluşturur? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/10576 E., 2017/7642 K. sayılı kararında, katılanın cep telefonundaki verilerin tamamının ele geçirilip kopyalanması eyleminin her iki suçu da oluşturduğu belirtilmiştir. Bu durumda suçların içtimaı kuralları nasıl uygulanmalıdır?
Bu iki suç tipi birbiriyle sıkça karıştırılmaktadır ve aralarındaki ilişki ceza hukuku doktrininde tartışmalıdır. TCK m. 244/2'deki 'var olan verileri başka bir yere göndermek' fiili, bilişim sisteminin bütünlüğüne ve güvenliğine yönelik bir eylemdir. Korunan hukuki değer bilişim sistemidir. TCK m. 136'daki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçu ise, TCK'nın 'Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar' bölümünde düzenlenmiştir ve korunan hukuki değer kişisel verilerin gizliliğidir. Yargıtay'ın 2017/7642 K. sayılı kararında belirttiği gibi, katılanın cep telefonundaki verilerin (rehber, medya dosyaları) kopyalanması eylemi, hem bilişim sistemindeki verilerin başka bir yere gönderilmesi (TCK m. 244/2) hem de kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi (TCK m. 136) anlamına gelmektedir. Bu durumda, tek bir fiil ile birden fazla farklı suçun kanuni tanımı ihlal edildiği için fikri içtima (TCK m. 44) gündeme gelir. TCK m. 44'e göre, 'İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.' Dolayısıyla, mahkemenin bu iki suçun kanunda öngörülen cezalarını karşılaştırması ve daha ağır cezayı öngören suç maddesinden (somut olayın özelliklerine ve nitelikli hallere göre bu değişebilir) sanığa ceza vermesi gerekir. Yargıtay kararında da eylemin TCK m. 134, 136 ve 244'ü oluşturduğu belirtilmiş, ancak sadece TCK m. 136'dan ceza verilmesi aleyhe temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır. Bu da içtima kurallarının uygulanması gerektiğine işaret etmektedir.