Vergi davalarında, dava açılmasının kural olarak tahsil işlemini kendiliğinden durdurması (İYUK m. 27/4) ilkesinin istisnaları nelerdir? Özellikle 'ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar' neden bu kuralın dışında tutulmuştur? Bu durumda olan bir mükellefin, tahsilatı durdurabilmek için ne yapması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331118

Vergi davalarında dava açılmasının tahsilatı kendiliğinden durdurması, mükellefi koruyan önemli bir ilkedir. Ancak İYUK m. 27/4, bu kuralın üç önemli istisnasını düzenler: **1) İşlemden Kaldırılan Dosyalar:** Davacının adresinde bulunamaması gibi nedenlerle tebligat yapılamayıp dava dosyası işlemden kaldırıldığında, kendiliğinden duran tahsilat işlemi yeniden devam eder (İYUK m. 26/3). **2) Yeniden İşleme Konulan Dosyalar:** İşlemden kaldırılan dosyanın bir yıl içinde yeniden işleme konulması için başvurulması halinde açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. **3) İhtirazi Kayıtla Beyan ve Tahsilat İşlemlerine Karşı Davalar:** İhtirazi kayıtla beyanname verilmesi, mükellefin beyan ettiği matrah veya vergiye katılmadığını, dava açma hakkını saklı tuttuğunu belirtmesidir. Bu durumda, mükellef vergiyi önce öder, sonra dava açar. Tahsilat zaten yapıldığı için davanın tahsilatı durdurması anlamsız olur. Kanun koyucu bu nedenle bu davaları istisna tutmuştur. Benzer şekilde, ödeme emri gibi doğrudan 'tahsilat işlemlerine' karşı açılan davalarda da dava açılması tahsilatı durdurmaz. Bu istisnaların temel mantığı, verginin bir an önce hazineye intikalini sağlamak ve kötü niyetli dava açılışlarıyla kamu alacağının tahsilini geciktirmeyi önlemektir. Bu durumlarda olan bir mükellefin tahsilatı durdurabilmesi için, dava dilekçesinde açıkça 'yürütmenin durdurulmasını' talep etmesi gerekir. Mahkeme, İYUK m. 27/2'deki şartların (açıkça hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar) varlığı halinde, yürütmenin durdurulmasına karar vererek tahsilat işlemini durdurabilir.