Asliye hukuk mahkemesinde yazılı yargılama usulünün bir aşaması olan 'ön inceleme duruşması'nın (HMK m. 140) temel amaçları nelerdir? Bu duruşmada tarafların 'anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit etme' zorunluluğunun, tahkikat aşamasının yürütülmesi üzerindeki etkisi nedir? Ön inceleme aşaması usulüne uygun tamamlanmadan tahkikata geçilip hüküm kurulması, kanun yolu denetiminde ne gibi sonuçlar doğurur?
Ön inceleme duruşması (HMK m. 140), yazılı yargılama usulünün en önemli aşamalarından biridir ve temel amaçları şunlardır: 1) **Dava Şartları ve İlk İtirazların İncelenmesi:** Mahkeme, davanın esasına girmeden önce, davanın görülebilmesi için gerekli olan dava şartlarının (görev, yetki, hukuki yarar vb.) ve taraflarca ileri sürülen ilk itirazların (yetki, tahkim vb.) mevcut olup olmadığını karara bağlar. 2) **Uyuşmazlık Konusunun Belirlenmesi:** Dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde hangi vakıalarda anlaştıklarını, hangilerinde ise anlaşamadıklarını (uyuşmazlık noktalarını) tek tek tespit eder. 3) **Sulhe ve Arabuluculuğa Teşvik:** Hâkim, tarafları uyuşmazlığı sulh veya arabuluculuk yoluyla çözmeye teşvik eder. 4) **Tahkikatın Planlanması:** Anlaşmazlık konusu olarak belirlenen vakıaların ispatı için hangi delillerin toplanacağına, tanıkların ne zaman dinleneceğine, bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmayacağına karar vererek tahkikat aşamasını planlar. Anlaşmazlık noktalarının tespiti, tahkikat aşaması için bir 'yol haritası' niteliğindedir. Tahkikat, sadece bu tespit edilen çekişmeli hususlar üzerine yürütülür. Tarafların anlaştığı vakıalar artık çekişmeli olmaktan çıktığı için yeniden ispat edilmelerine gerek yoktur (HMK m. 187/2). Bu, yargılamayı sadeleştirir ve hızlandırır. Ön inceleme aşamasının kanuna uygun (örneğin uyuşmazlık noktaları tespit edilmeden) tamamlanmadan tahkikata geçilmesi ve hüküm kurulması, HMK'nın emredici hükümlerinin ihlali anlamına gelir. Bu durum, yargılamanın temelini sakatlayan önemli bir usul hatasıdır ve kanun yolu denetiminde (istinaf/temyiz) hükmün bozulmasına neden olur. Zira bu eksiklik, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarını doğrudan etkiler.