'Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir?' başlıklı metinde, asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin HMK ile 'iş bölümü' ilişkisi olmaktan çıkarılıp 'görev' ilişkisi haline getirildiği belirtilmektedir. 'İş bölümü ilişkisi' ile 'görev ilişkisi' arasındaki temel fark nedir? Bu değişikliğin, yargılamanın tarafları ve mahkeme açısından usuli sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331112

'İş bölümü ilişkisi' ile 'görev ilişkisi' arasındaki temel fark, hukuki nitelikleri ve sonuçlarıdır. **İş Bölümü İlişkisi (Eski TTK dönemi):** Bu anlayışta, asliye ticaret mahkemesi, asliye hukuk mahkemesinin ticari davalara bakan bir dairesi gibi kabul edilirdi. Her ikisi de 'asliye mahkemesi' çatısı altındaydı. Bir dava yanlışlıkla diğerine açıldığında, mahkeme dosyayı diğerine gönderme kararı verirdi ve bu bir 'görevsizlik' kararı değil, bir 'gönderme' kararıydı. İş bölümü itirazı, bir ilk itirazdı ve süresinde ileri sürülmezse, davaya bakılan mahkeme davaya bakmaya devam ederdi. **Görev İlişkisi (Yeni TTK ve HMK dönemi):** Bu anlayışta, asliye hukuk mahkemesi 'genel görevli', asliye ticaret mahkemesi ise 'özel görevli' bir mahkeme olarak kabul edilir. Aralarındaki ilişki, farklı mahkeme türleri arasındaki görev ilişkisidir. Görev, HMK m. 114 uyarınca bir 'dava şartıdır' ve kamu düzenindendir. Mahkeme, yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadığını re'sen (kendiliğinden) araştırmak zorundadır. Taraflar süresinde itiraz etmese bile, mahkeme görevsiz olduğunu anlarsa 'görevsizlik kararı' vermekle yükümlüdür. Bu değişikliğin usuli sonuçları şunlardır: 1) Davanın yanlış mahkemede açılması durumunda, mahkeme artık 'gönderme kararı' değil, 'görevsizlik kararı' verir. 2) Görev itirazı, bir ilk itiraz olmaktan çıkmış, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilen ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken bir dava şartı haline gelmiştir. 3) Görevsizlik kararına karşı kanun yolu açıktır ve bu karar kesinleşmeden dosya görevli mahkemeye gönderilemez. 4) Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra tarafların HMK m. 20'deki iki haftalık süre içinde başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir, aksi halde dava açılmamış sayılır.