Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/24291 E., 2017/3455 K. sayılı kararında, ziynet eşyasının evden ayrılan kadın tarafından götürüldüğü karine olarak kabul edilmekte ve aksini (ziynetlerin zorla alındığını veya evde kaldığını) ispat yükü kadına yüklenmektedir. Bu karineyi, 'ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer' ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz. Bir kadın, bu karineyi çürütmek için ne tür delillere başvurabilir?
Bu soru, ispat yükü kurallarının hayatın olağan akışı ve fiili karinelerle nasıl şekillendiğini göstermektedir. TMK m. 6 uyarınca kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, 'hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunanın' ispat yükü altına gireceği kabul edilmektedir. Yargıtay'ın 2017/3455 K. sayılı kararında da yansıtıldığı gibi, hayatın olağan akışına göre ziynet eşyaları (altın, takı vb.) kadının kişisel malı olup, onun zilyetliğinde ve himayesinde bulunur. Bu eşyaların kolayca saklanabilir ve taşınabilir olması nedeniyle, evden ayrılan bir kadının bunları yanında götürmesi 'olağan' kabul edilir. Dolayısıyla, 'ziynetlerim eşimde kaldı' iddiası, hayatın olağan akışına ters düştüğü için, ispat yükü bu iddiayı ileri süren kadına aittir. Kadın, bu fiili karineyi çürütmek için çeşitli delillere başvurabilir: **1) Tanık Beyanı:** Evden ayrılırken eşi tarafından ziynetlerin zorla alındığına veya götürmesine engel olunduğuna şahit olan kişilerin (aile üyeleri, komşular vb.) beyanları. **2) Dar-Cebir Raporu:** Eğer ziynetler zorla alınırken bir arbede yaşanmışsa, bu duruma ilişkin alınmış bir doktor veya adli tıp raporu. **3) Yazılı Deliller:** Eşin ziynetlerin kendisinde olduğunu ikrar ettiği mesajlar, mektuplar veya ses kayıtları. **4) Kolluk Tutanakları:** Evden ayrılma sırasında polis çağrılmışsa ve tutulan tutanakta ziynetlerle ilgili bir beyan veya tespit varsa. **5) Yemin Delili:** Diğer delillerle ispat edememesi durumunda, HMK hükümleri çerçevesinde karşı tarafa yemin teklif etme hakkını kullanabilir. Bu delillerle ziynetlerin erkekte kaldığı ispatlandığında, ispat yükü yer değiştirir ve bu kez erkek, ziynetleri kadına iade ettiğini veya onun borçları için harcadığını ispatlamak zorunda kalır.