TCK m. 103/2 uyarınca 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' suretiyle işlenen nitelikli cinsel istismar suçunda, 'sair cisim' kavramının kapsamı nedir? Bu kavram nasıl yorumlanmalıdır? Ayrıca, mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde cezanın on sekiz yıldan az olamayacağına dair düzenleme (TCK m. 103/2, son cümle), ceza adaletinin hangi ilkeleriyle (örneğin orantılılık) ilişkilendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331092

'kadimhukuk.com.tr' metninde de atıf yapılan TCK m. 103/2'deki 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' ifadesi, suçun nitelikli halini oluşturur. 'Organ' failin cinsel organını ifade ederken, 'sair cisim' kavramı cinsel organ dışındaki her türlü katı, sıvı veya gaz halindeki nesneyi kapsayacak şekilde geniş yorumlanmalıdır. Örneğin, parmak, şişe, sopa gibi nesneler bu kapsama girer. Kanun koyucu bu ifadeyle, vücut bütünlüğüne yönelik cinsel saldırının en ağır biçimlerini cezalandırmayı amaçlamıştır. Yorumda, eylemin cinsel amaçla ve vücuda nüfuz edecek şekilde yapılması esas alınmalıdır. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması durumunda cezanın alt sınırının 18 yıla çıkarılması, kanun koyucunun bu yaş grubundaki çocuklara yönelik bu tür ağır eylemleri, toplum vicdanında en ağır şekilde cezalandırma iradesini yansıtır. Bu düzenleme, suç ve cezada 'orantılılık' ilkesiyle ilişkilidir; ancak burada orantılılık, failin eyleminin vahameti ve mağdurun korunmasızlığı ile ölçülmektedir. Kanun koyucu, 12 yaşından küçük bir çocuğa yönelik bu nitelikteki bir saldırının doğuracağı fiziksel ve ruhsal travmanın ağırlığını dikkate alarak, caydırıcılığı yüksek ve suçun ağırlığıyla orantılı ağır bir ceza alt sınırı belirlemiştir. Bu, aynı zamanda çocuğun üstün yararı ilkesinin ceza hukukundaki bir yansımasıdır.