Yargıtay'ın, bir kişinin diğerine söylediği 'aç gözlü' veya 'yalakasın' gibi ifadeleri hakaret saymamasının temelinde, bu sözlerin 'somut bir fiil veya olgu isnadı' içermemesi ilkesi yatar. Bu ilkenin hakaret suçunun oluşumundaki önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331078

Bu ilke, hakaret suçunun temel unsurlarından birini oluşturur. TCK m. 125/1, suçu iki seçimlik hareketle tanımlar: 1) 'Somut bir fiil veya olgu isnat etmek' veya 2) 'Sövmek'. 'Sövme', doğrudan kişinin onuruna yönelik, genel ve soyut aşağılayıcı ifadelerdir (örn. şerefsiz, ahmak). 'Somut fiil veya olgu isnadı' ise, kişiye, onun şerefini zedeleyecek, belirli, geçmişte yaşanmış veya mevcut bir eylemi veya durumu atfetmektir (örn. 'sen dün gece rüşvet aldın'). Yargıtay, 'aç gözlü' veya 'yalakasın' gibi ifadeleri, ne doğrudan bir sövme ne de somut bir fiil isnadı olarak kabul etmektedir. Bu ifadeler, kişinin karakterine veya davranışlarına yönelik, kanıtlanması mümkün olmayan, sübjektif 'değer yargıları' ve 'olumsuz sıfatlar' olarak görülmektedir. Somut bir dayanağı olmayan bu tür soyut nitelemeler, hakaret suçunun maddi unsurunu oluşturacak ağırlıkta kabul edilmediği için, ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilmektedir.