Bir bilişim suçunda, eylemin TCK m. 142/2-e (hırsızlık) olarak nitelendirilmesi ile TCK m. 158/1-f (dolandırıcılık) olarak nitelendirilmesi arasındaki temel fark nedir? Başkasının internet bankacılığı şifresini ele geçirip para havale etmek hangi suçu oluşturur?
İki suç arasındaki temel fark, suçun işleniş biçiminde 'hile' unsurunun kime karşı kullanıldığıdır. 1) Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f): Bu suçta, fail bilişim sistemini bir 'araç' olarak kullanarak, 'gerçek bir kişiyi' aldatır ve onun iradesini sakatlayarak menfaat temin eder. Örneğin, sahte bir e-posta (phishing) ile kişiyi kandırıp şifrelerini girmesini sağlamak ve bu şekilde para transferi yapmak. Burada aldatılan bir insan vardır. 2) Bilişim Suretiyle Hırsızlık (TCK m. 142/2-e): Bu suçta ise, fail gerçek bir kişiyi aldatmaz. Fail, bilişim sisteminin güvenlik açıklarından veya ele geçirdiği şifrelerle doğrudan sisteme girerek, mağdurun rızası ve bilgisi dışında, onun malvarlığı değeri olan parayı alır. Burada muhatap ve 'aldatılan' bir insan değil, sistemin kendisidir. Başkasının internet bankacılığı şifresini (daha önce bir şekilde ele geçirilmiş) kullanarak habersizce para havale etmek, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, mağdura yönelik bir hile unsuru içermediği için dolandırıcılık değil, TCK m. 142/2-e kapsamında bilişim suretiyle hırsızlık suçunu oluşturur (YCGK-K.2009/268).