Yargıtay'ın, bir doktor hakkında 'insanların ve doktorların yüz karası' ifadesini (Y4CD-K.2023/15562) hakaret saymamasının, ifadenin bir dilekçede ve belirli iddialarla birlikte yer almasının rolü nedir? Bu durum hangi hukuka uygunluk nedeni ile ilişkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331072

Bu ifadenin bir dilekçede ve belirli iddialarla (hizmet kusuru, kötü muamele vb.) birlikte yer almasının, hakaret sayılmamasında önemli bir rolü vardır. Bu durum, TCK m. 128'de düzenlenen 'İddia ve Savunma Dokunulmazlığı' ve Anayasa m. 36'da güvence altına alınan 'Hak Arama Hürriyeti' ile ilişkilidir. Kişiler, haklarını aramak için yargı veya idari makamlara başvurduklarında, iddialarını ve şikayetlerini dile getirirken, uyuşmazlığın doğası gereği sert ve eleştirel bir dil kullanabilirler. 'Doktorların yüz karası' gibi bir ifade, tek başına söylendiğinde hakaret olarak değerlendirilebilecekken, bir şikayet dilekçesi içinde, yaşanan olumsuz bir tecrübeyi ve hizmetten memnuniyetsizliği vurgulamak amacıyla kullanıldığında, hak arama hürriyeti ve iddia dokunulmazlığı kapsamında 'ağır eleştiri' olarak kabul edilir. Yargıtay, bu bağlamda, ifadenin amacının aşağılamaktan çok, bir hakkı savunmak veya bir şikayeti dile getirmek olduğu kanaatine vararak hakaret suçunun oluşmadığına karar vermiştir.