İdari Yargılama Usulünde, yürütmenin durdurulması kararının verilmesi için aranan şartlar ile davanın esası hakkında verilecek iptal kararının şartları arasındaki ilişki nedir? YD kararı, davanın esası hakkında bir önyargı oluşturur mu?
YD kararı için aranan şartlar (açıkça hukuka aykırılık ve telafisi imkansız zarar), iptal kararı için aranan şarttan (hukuka aykırılık) daha ağırdır. YD kararı, adeta davanın küçük bir fragmanı gibidir ve işlemin hukuka aykırılığının çok bariz olduğu durumlarda verilir. Teorik olarak YD kararı, davanın esası hakkında bir önyargı oluşturmamalıdır, çünkü bu geçici bir tedbirdir ve yargılama sonunda tüm deliller değerlendirildiğinde farklı bir sonuca (davanın reddine) ulaşılabilir. Ancak pratikte, bir mahkemenin 'açıkça hukuka aykırı' bularak yürütmesini durdurduğu bir işlemi, yargılama sonunda 'hukuka uygun' bularak davayı reddetmesi daha az rastlanan bir durumdur. YD kararı, davanın esası hakkında güçlü bir emare ve kanaat oluşturur, ancak hukuken bağlayıcı bir önyargı değildir. Mahkeme, yargılama sonunda toplanan yeni delillerle veya idarenin ikna edici savunmasıyla YD kararından farklı bir nihai karar verebilir.