Bir bilişim suçunda, eylemin TCK m. 142/2-e (bilişim suretiyle hırsızlık) olarak nitelendirilmesi gerektiği halde, mahkemece TCK m. 244/4 olarak hatalı nitelendirilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay bu kararı bozduğunda, yeniden yapılacak yargılamada 'kazanılmış hak' (CMUK m. 326/son) ilkesi nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331051

Yargıtay, bu tür bir bozma kararında, 'bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine' veya 'ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına' şeklinde bir şerh düşer (Örn: Y2CD-K.2017/6916, Y17CD-K.2016/5594). Kazanılmış hak ilkesi (aleyhe bozma yasağı), eğer ilk kararı sadece sanık temyiz etmişse, bozma sonrası verilecek yeni cezanın, ilk kararda verilen cezadan daha ağır olamayacağı anlamına gelir. Somut olayda, TCK m. 142/2-e'nin cezası genellikle TCK m. 244/4'ten daha ağırdır. Eğer sanık, TCK m. 244/4'ten aldığı (daha lehe olan) cezayı temyiz etmiş ve Yargıtay suçu TCK m. 142/2-e olarak doğru nitelendirerek bozmuşsa, yeniden yapılacak yargılamada mahkeme sanığa TCK m. 142/2-e'den ceza verecek olsa bile, sonuç ceza, ilk kararda TCK m. 244/4'ten verilen cezayı geçemez. Bu, sanığın, hakkını aramak için kanun yoluna başvurduğunda daha kötü bir duruma düşmesini engelleyen temel bir güvencedir.